1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Bana Jübile Yaptıramazlar

Yazdır E-posta

Taşkın Eslek - 16 Şubat 2011

Tüzüğümüz 82-84/20-82/d ve 88'ci maddeleri gereği tedbirli olarak merkez disiplin kuruluna sevkiniz için yönetim kurulumuz 07.02.2011 gün ve 222 sayılı karar almış ve genel merkez örgüt kurulu başkanlığına sunmuştur. Bilgilerinize rica ederim.

DSP İstanbul İl Başkanlığı'ndan, Ercüment Tahiroğlu imzasıyla gelen kısa mektup, partimizin kuruluşundan buyana, Demokratik sol düşünce ve ilkelerinden, hiç bir koşulda taviz vermeyen beni, "kesin ihraç" istemiyle tedbirli olarak disiplin kuruluna, verildiğimi müjdeliyordu.

İstanbul İl Yönetiminde bulunan arkadaşlarımızın oy çokluğu ile mi yoksa oy birliği ile aldıklarını bilmediğim bu karar ve uygulama karşısında ne yapacağımı bilemedim doğrusu. 07.02.2011 tarihinde alınan bu karar hakkında, bir tek kişi bile beni arayıp sürprizi bozmak istememiş anlaşılan.

Yaklaşık iki hafta önce, genel başkan Sayın Türker'in bulunduğu bir toplantıda, gözümün içine baka baka yalan söylenirken, sessiz kalan arkadaşlarımın aldıkları bu karara şaşırmamam gerekirdi. Sinirlenmesine sinirlendim ama sanırım daha çok bu kararı alan arkadaşlar adına üzüldüm. Hakkımda ne düşünürlerse düşünsünler, ne gibi olumsuz karar alırlarsa alsınlar, partimiz için emek veren, ter döken, para ve zaman harcayan herkes, inandığım bu siyasal mücadelede,  benim için dava arkadaşı ve yoldaştır.

Bugüne kadar uğraşı verdiğim tüm siyasal ve toplumsal mücadele alanlarında ve ortamlarında, hakkımda yüzlerce iftira, yalan dedikodu üretilmiş birisi olarak, bu tür oyunları anlayabiliyorum ama alıştığımı söyleyemeyeceğim. Açıkça itiraf etmek gerekirse, bu tür mücadeleler sırasında, karşımdakiler sayıca hep çoktu ve oyun hep onların istediği gibi sonuçlandı. Fakat ben kendimi hiç yenilmiş hissetmedim. Benim için yenilmek,  onlardan biri olmak, düşünce ve inançlarından vazgeçmektir ki, hiç vazgeçmedim, vazgeçmeyeceğim.

Bu tür bir disiplin kurulu tehdidi ile beni disiplin edeceğini sananlar varsa,  yanıldıklarını anlamaları uzun sürmeyecektir. Yazdıklarımın da, yaptıklarımın da sonuna kadar arkasındayım. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, inandığım doğruları, parti disiplini içinde kalarak yazmayı ve söylemeyi sürdüreceğim. Beni tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edenler bilsinler ki, bunun için alınabilecek bir tedbir yoktur.

Yaşamını siyasal ve toplumsal mücadeleye adamış birisi olarak, haklarımı sonuna kadar kullanmak, bir Demokratik Solcu için borçtur ve bu borcu ödemekten kaçınmayacağım. Kendi haklarını savunmaktan vazgeçen aciz kişilerin siyasi mücadele iddiası, çıkar beklentisi arkasına saklanmış boş bir söylemdir benim için. Bu mücadele sürecini, partimize zarar vermeden, kişisel hırs ve öfkeye kapılmadan, her zaman olduğu gibi bir siyasal mücadele anlayışıyla sürdüreceğim.

Disiplin kurulu için, gerekçe oluşturan bir önceki yazımın içeriği ile ilgili olarak, bir Demokratik Solcu olarak aynı kaygıları taşımayı sürdürüyorum. İzlenen politik yöntemin, partimize bir yarar getirmeyeceği gibi, yıllar içinde oluşturulmuş imajına ciddi zarar vereceğine olan inancımı koruyorum. Bu türden girişimler, başarısızlığın kamuoyu önünde açık itirafıdır. Demokratik solculara ve halka güvenmek yerine, kimlikleri ve kişilikleri şaibeli, parti ve kişilerden medet ummak, seçmende güvensizlik yaratır. Kendi gücüne güvenmeyenlere, halk hiç güvenmez.

Sahnelenmekte olan olayın arkasını okuyabilecek ve analiz edebilecek kadar siyasal sistem ve yöntem bilim birikimine sahibim. Söz konusu edilen ve karşı çıktığım kişilerin, partimizden aday olmayacaklarından da eminim. Sadece sanki DSP istiyor gibi yapılıp, seçilebilecekleri partilere pazarlanmaya çalışılan bu kişiler için, partimizin imajının yok yere lekelenmeye çalışılmasını içime sindiremiyorum. Bilerek ya da bilmeden, bu oyuna aracılık eden veya oyuna gelenleri, dostça ve yoldaşça bir kez daha uyarıyorum. Yapmayınız…

DSP, Ahmet Necdet Sezer’i cumhurbaşkanlığına aday gösterdiğin de, birçok partili arkadaşımla kaygılarımı paylaşmıştım. Sayın Ecevit’in siyaseten çok büyük bir hata yaptığını ve kendi ipini çektiğini söylediğimde, partili arkadaşlarım bu kaygıma anlam verememişlerdi. Bana daha ne istiyorsun, Sayın Ecevit bütün partilerin onayını alarak, cumhurbaşkanı adayı gösterdiği için saygınlık kazandı diye karşı çıkmışlardı. Bende zaten asıl kaygımın bu olduğunu söylemiştim. Tüm siyasi partilerin bir isim üzerinde uzlaşmaları, siyasetin doğasına aykırıdır.

Siyasi partilerin rolü başlıklı yazılarımın birisinin giriş bölümünde Duverger’den bir alıntı yapmıştım. . “Klasik anayasa hukukunu bilen, fakat partilerin rolünü bilmeyen bir kimse, çağdaş siyasal rejimler hakkında yanlış fikir sahibidir; partilerin rolünü bilen, fakat klasik anayasa hukukunu bilmeyen bir kimse ise, çağdaş siyasal rejimler hakkında eksik fakat doğru bir fikir sahibi olur.”

Ben partili arkadaşlarımı, izlenen politik yöntemin partimize zarar vereceği uyarısında bulunurken, onlar bana “Partinin doğrultusuna veya temel ilkelerine aykırı veya partinin bütünlüğünü bozmaya veya sarsmaya yönelik çalışmalar yapmak veya eylemler yapmakla” suçluyor. Gel çık işin içinden çıkabilirsen.

İstanbul İl Yönetiminin disiplin kuruluna sevkimi öngören mektup elime ulaştığında, televizyonlar Beşiktaşlı futbolcu İbrahim Üzülmez’in, sözleşmesinin feshedildiğini duyuruyorlardı. İbrahim Üzülmez,’in futbol yaşamına son verenler , eğer kendi  isterse ligin son maçında jübile yapmayı da teklif etmişler. Benim için jübile öngörenler varsa, boşuna heveslenmesinler. Ben kimsenin kiralık ve satılık oyuncusu değilim ve siyaseten jübile yapmayacağım. Koşullar ne biçimde gelişirse gelişsin, bir Demokratik Solcu olarak onurla ve kararlılıkla, partime ve Demokratik Sol düşünceye katkı vermeyi sürdüreceğim.

Saygıyla
Taşkın Eslek

 

 

 

Seçme Haber

Dur Yolcu...!

Bilmeden gelip bastığın bu toprak,  Darbecilerin ancak otuz –otuz beş sene sonra yargılanabildiği yerdir... Üstelik darbenin bütün kurumları sapa sağlam ayakta iken... Sadece ölüme üç günü kalmış iki ihtiyarın yargı önüne çıkarıldığı yerdir...

Devamı...