1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Tek Adamlar Çok Oluyor Artık

Yazdır E-posta

Taşkın Eslek - 24 Ocak 2011

Yakından tanıyanlar bilirler ki, parti disiplinine özen gösteririm. Partimizde ideolojik bir sapma olmaksızın, kamuya açık bir ortamda, partimi ve partilileri eleştirmem. Fakat parti ideolojisine ters düşen bir eylem ve girişim olursa, bunu eleştirmekten ve mücadele etmekten çekinmem. Yazık ki yine bu tür bir durumla karşı karşıyayız.

DSP Genel Başkanı sayın Masum Türker, Mehmet Haberal, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay ve Doğu Perinçek’i, DSP çatısı altında seçim için çalışmaya davet etmiş. Bu çağrı ile sayın Türker, Demokratik Solcularla köprüleri atmıştır. Eğer ciddi bir düzeltme gelmeze, bu sayın Türker’in genel başkanlığının sonu için başlangıç olacaktır. 

Partimizin genel başkanı olması, sayın Türker’e, Demokratik Sol’un ideolojik tutarlılığına,  gölge düşürme yetkisi vermez. Bu tür kişilerin isimlerinin, DSP ile birlikte anılmasına tahammül göstermek, biz demokratik solcular için söz konusu bile olamaz.

Sayın Zeki Sezer’in, Mustafa Sarıgül ve Levent Kırca gibi kişileri aday göstererek, aldığı sonuç ortadadır. Sayın Türker’in benzer bir hatayı yapmaya çalışmasını anlamakta zorlanıyorum. Bu tür bir hata, ancak güçlü bir dış baskı ile olabilir. Eğer sayın Türker, bu tür baskılara direnecek cesarette değilse, onurlu olanı yapıp, acil bir kurultay toplamalıdır.

Kamuoyu anketlerine bakılacak olursa, sayın Türker, genel başkanlığı sürecinde beklenen başarıyı yakalayamamıştır. Buna karşın, gerçek ölçünün, seçimler olduğuna inananlardanız. Parti tabanının, seçimlerde başarı beklentisi, genel başkan ve genel merkez yönetimi üzerinde, ister istemez baskı yaratır. Bu baskı çoğu kez, popüler olana yönelme eğilimini güçlendirir. Fakat bilinmelidir ki, kararsız seçmen, popülist eğilim içine giren küçük partilere değil, büyük partilere yönelir. Bu nedenle, küçük partiler için bol keseden savurmak sermayeden götürür. Yani dışarıdan oy alamadığınızı gibi, gerçek seçmeninizi de kaybedersiniz.

CHP’nin,  popülist kaygılarla kendi ideolojisinden sapması, tabanında hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu durumun, bazı DSP’lilerde, CHP’nin bıraktığı boşluğu doldurmak gibi, yersiz bir heyecan yarattığı anlaşılıyor. Bu çaba DSP’nin geleceğini ipotek altına almak demektir. CHP bile, seçmenin büyük çoğunluğuna itici gelen bu çizgisinden kurtulmaya çalışırken, DSP’nin, halktan kopuk katı devletçi ve seçkinci bir siyasi tavır takınması, anlaşılabilir değildir.

Partilerin, hangi toplumsal kesimlerin çıkarlarını savunduğunu analiz edebilmek nerdeyse olanaksız hale gelmiştir. Bugün neyi savunduğunu anlayamadığımız gibi, yarın neyi savunacağını öngöremiyoruz. Bunun temel nedeni hemen her partide, “Tek Adam Yönetimlerinin” giderek ağırlık kazanmasıdır. Bütün partilerde politikayı genel başkanlar belirliyor. Siyaset yapan çoğunluğun, parti ideolojisi ile ne ilgisi ve ne de bilgisi. Sadece milli piyango bileti alır gibi, seçimlerde şans bize de güler mi diye, lacivertlerle ortada dolaşıp duruyorlar.

Tek adamların dokunulmazlığı artık onuruma dokunuyor. Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu’ndan örnekler vererek bilineni tekrar etmeyeceğim. Bu tür kişiliklerin, kendi partileri içinde, nasıl bir sürecin sonucu geliştiğini, sanırım uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.

Sayın Türker, partimiz ideolojisi ile bağdaşmayan bu kişileri partimize davet ederken, başta yakın çalışma arkadaşları olmak üzere, partililerden bir tepki gelmeyeceğine inanıyor olmalı. Eğer, Başkanlar Kurulu ve  Parti Meclisi üyeleri, bu keyfiyete dur demeyecekse, açıktan bir tavır takınmayacaklarsa, yetkili olmalarının da bir anlamı yok demektir.

Bugün kendini yetkisiz sayanlar, umarım yapılacak ilk kurultayda biz partililerden yeniden yetki istemeye kalkmazlar.

Saygıyla

Taşkın Eslek

 

Seçme Haber

Media diyor ki; 4 Nisan günü 12 Eylülcüler yargılanacakmış...

Bugün 12 Eylülcüler'i, 12 Eylül anti-demokratik kargaşasını yaratanları yargılama günüymüş... İşit de, inanma !... Duy da, kanma !... Son yıllarda yaşadığımız "ileri-demokrasi" düzeni, siyasetle,

Devamı...