1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Ecevit’in Yayınlanamayan Kitabı

Yazdır E-posta

Taşkın Eslek - 25 Eylül 2010

CHP’nin yönetim ortağı olduğu İş Bankası, Ecevit’in kitabının telif haklarını satın alarak hasır altı etmeye çalışıyor anlaşılan. Ecevit’in aramızdan ayrılmadan önce tamamladığı Osmanlı’nın son dönemi, Cumhuriyetimizin ilk yıllarına ait olan kitap, her nedense aradan 4 yıl geçmesine karşın bir türlü yayınlanamadı. İş bankası yayınlamak üzere değil, yayınlamamak üzere telif haklarını satın almış olmalı…

Sayın Ecevit, son söyleşilerinin birinde kitabını tamamladığını, bazı küçük düzeltmeler kaldığını açıklamıştı. Bu işi devlet bankası olan İş Bankası üstlendiğine göre, resmi yoldan düzeltiliyor olsa gerek. Devlet işine gelmeyen her türlü bilgi ve belgeyi kitaptan temizlemeye çalışıyor olmalı ki, bir türlü yayınlanamıyor….

Büyük bir sabırsızlıkla beklediğim bu kitap, benim açımdan inandırıcılığını yitirdi. Kim bilir nasıl düzeltilmiş olarak yayınlanacak veya soran olmasa yayınlanmaya bile gerek duyulmayacak. Açıkçası bu kitabın benim dışımda, başkaları tarafından da merak edildiğini varsaymak istiyorum. Umarım birileri, bunu sorarak gündeme taşımayı başarır.

Eğer kitap yayınlanacak olursa, içeriğinin değiştirilmediği konusunda, ikna olmaya hazır değilim. Kitapta yazılı bulunan birçok bilgi ve belge, devletin çıkarlarına ters düştüğü için çıkarıldığını düşünüyorum. Sayın Ecevit’e ait orijinal notları görmeden, yayınlanacak kitabın içeriğine güvenmiyorum.

Sayın Ecevit’in son vasiyetinin, halk mezarlığına gömülmek olduğunu ileri süren sayın Rahşan Ecevit, sayın Bülent Ecevit’in devlet mezarlığına defnedilmesine ikna edildiği gibi, kitap konusunda da ikna edilmiş olabilir mi? Sayın Rahşan Ecevit’in devlet eliyle iknasında zorluk yaşanmadığı, CHP kurultay sürecinde açıkça ortaya çıktı. Konu devletin yüce menfaatleri olunca, Rahşan Hanımı ikna etmek kolay oluyor anlaşılan.

Kimler tarafından, nasıl bir ortaklık ve işbirliği ile ve hangi anlayışla yönetildiğimizi analiz etmenin zor olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Hiç değilse benim bildiğim hiçbir kuram ve teoriye uygun olmayan bu yönetim tarzının, kimseyi rahatsız etmediği anlaşılıyor. Siyasetçiler, gazeteciler, bilim adamları, tarihçiler, her şeyi yok sayarak ve rahatsız olmadan varlıklarını sürdürüyorlar.

Türk siyasal yaşamının en önemli siyaset adamı olan sayın Bülent Ecevit’e, eşi dahil reva görülenleri, içime sindirmekte, kabullenmekte zorlanıyorum. Hangi güç veya hangi giz, bunu gerekli kılabilir? Sayın Ecevit ile ilgili olarak ortaya atılan Vahdettin tartışmalarında, Süleyman Demirel, sayın Ecevit’in erken konuştuğunu, Türk halkının bunları duymak için en az 100 yıla gereksinim duyduğunu açıklamıştı. İnsan ister istemez merak ediyor. Bu kitabın içinde de en 100 yıl sonra bilmemiz gerekli olan bilgiler var mıydı? Korkarım bunu öğrenme şansımız olmayacak.

Sayın Ecevit, devlet adamı olduğu kadar bir halk adamıydı. Sayın Ecevit’in halkçılığı, alanlarda “ Halkçı Ecevit” diye meydanları inleten, dağları taşlara yazılan cinsten. Sayın Ecevit için oldukça zor bir konum olsa gerek. Halkçı kişiliğinizle devlet adamlığı kimliğini taşımak hayli zor olsa gerek. Sayın Ecevit’in, siyaset yaparken yutkunduklarını, halka açıklayamadıklarını, kendisinden sonra yayınlanmak üzere bir kitapta topladığını varsaydım.

Bu kitaba olan merakım bu yüzendir…

Bilmem benden başka merak eden başka birileri daha var mı?

Taşkın Eslek

 

 

Seçme Haber

Tayyip Bey, Ne Zaman, “Otoriter Bir Rejim Yok” Dese, O Zaman “Otoriter İşler” Oluyor!

Evet, Tayyip Bey, ne zaman, “Türkiye’de otoriter bir rejim yok” dese ya da benzeri bir şey söylese, o zaman “otoriter işler” oluyor! Nitekim, İran dönüşü yaptığı açıklamada da, “Burada (Türkiye’de) totaliter bir rejim yok, otoriter bir rejim yok” dedi.

Devamı...