Vatandaşın Danıştay'a Başvurma Hakkını Yok Ediyorlar
DSP GENEL BAŞKANI MASUM TÜRKER, ESKİŞEHİR’DE “DEMOKRASİ VE ANAYASA MİTİNGİ”NDE KONUŞTU “VATANDAŞIN DANIŞTAY’A BAŞVURMA HAKKINI YOK EDİYORLAR”
**DSP Genel Başkanı Masum Türker, Anayasa'nın 125. maddesinde yapılmak istenen değişikliğe dikkat çekti ve “Yapılmak istenen değişiklikle, herhangi bir devlet memurunu bir yere tayin ederlerse ya da terfisini durdururlarsa o memurun Danıştay’a itiraz hakkı ortadan kaldırılıyor. Çünkü, yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacak, hiçbir surette ‘yerindelik denetimi’ şeklinde kullanılamayacak” dedi.
ESKİŞEHİR – DSP Genel Başkanı Masum Türker, Anayasa’nın 125. maddesinde yapılmak istenen değişiklikle, vatandaşın Danıştay’a başvurma hakkının elinden alınacağını söyledi.
Türker, Eskişehir’de “Demokrasi ve Anayasa Mitingi”nde konuştu. Ellerinde DSP ve Türk bayrakları taşıyan vatandaşlar Odunpazarı Meydanı’ndaki miting alanını erken saatlerden itibaren doldurdular. Miting alanına giren Türker, vatandaşlar tarafından büyük coşku ve sevgi gösterisiyle karşılandı. Türker, DSP’nin referandum çalışmaları kapsamında Türkiye’yi adım adım dolaştığını ve vatandaşlarla birebir görüşerek referanduma sunulan Anayasa değişikliğinin sakıncalarını anlattığını belirtti ve “Biliyorsunuz liderler konuşuyor ama referandumun ardından nasıl bir Türkiye olacağını kimse anlatmıyor. Daha çok havuzlu villalar, kasetler şunlar bunlar konuşuluyor. Oysa bu Pazar günü sandık başına gittiğimizde vereceğimiz oylarla Türkiye’nin geleceğini tayin edeceğiz” dedi.
TAYYİP ERDOĞAN REJİMİNE HAYIR!
DSP’nin referandumda ‘hayır’ diyeceğini ve rejimi tehlikeye sokacak değişikliklere onay vermeyeceğini söyleyen Türker, “Acaba bu anayasa değişikliği başka maddeleri de içerse, dokunulmazlıkları, YÖK’ü koysalar oy verir miyiz? Hayır! Bu anayasanın içine ne koyarlarsa koysunlar Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet rejimi değişeceği için, Recep Tayyip Erdoğan’ın rejimi geleceği için biz ‘hayır’ diyeceğiz” diye konuştu.
KENDİLERİ ÇALDI, KENDİLERİ OYNADI
Türker, DSP’nin, Anayasa değişikliğine hem hazırlanış yöntemi, hem de içeriği nedeniyle karşı olduğunu vurguladı ve şunları söyledi:
“Bu anayasa değişikliği demokratik yollarla hazırlanmamıştır, çünkü halkın temsilcileri olan siyasi partilerle uzlaşılmamıştır. Kendileri çalmış, kendileri oynamıştır. Anayasa Parlamento’da görüşülmeye başlandığı zaman muhalefet partilerinin önergelerinin önünü kesmişlerdir. Naylon önergelerle, muhalefetin eleştiride bulunma hakkını ellerinden almışlardır.”
BEN ÜLKEMİ SATMAM!
Başbakan’ın, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la birlikte ‘soy, boy’ tartışması başlattığını anımsatan Türker, “Milletin kafasına, ‘Boyu 1.80’in üzerinde olanlar ülkeyi yönetsinler’ fikrini sokmaya çalıştılar. Benim boyum 1.70’in üzerinde ama ülkeyi ondan daha iyi yönetirim, ülkemi, halkımı satmam! Hem vatanın toprağını, hem de halkının özgürlüğünü satıyorlar. Anayasa’dan şikayet ediyorlar. Mayınlardan temizlenen arazileri İsrail’e satmak için yasaya koydukları hükmü Anayasa Mahkemesi iptal etti diye kızıyorlar. Şimdi size soruyorum, siz vatanın toprağını satmak isteyen kişiye oy verir misiniz?”
Türker, miting meydanından yükselen ‘hayır’ sesleri eşliğinde konuşmasına şöyle devam etti:
“Erdoğan gücünü sınırlayan Anayasa’yı sulandırmak istiyor. HSYK’ya çatıyor, ‘bunlar aristokrat’ diyor. HSYK, Yargıtay ve Danıştay üyelerinden oluşuyor diye onlara da saldırıyor. Ama Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nı, HSYK’da tutuyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yapılanma yok. ‘Yanlış yapmışlar gel düzeltelim’ dediğimiz zaman ‘Ben sayıyı artırayım ama bunları muhafaza edeyim’ diyor. Sayı 22’ye çıktı. 10 kişi Yargıtay ve Danıştay’a henüz terfi etmemiş hakimler arasından, 4 kişi ise hakim ve savcı olmayanlar arasından seçilecek. Bu da zaten halen çalışamayan HSYK’yı daha da çalışmaz hale getirecek”
BU ADALET BAKANI’NA KENDİMİZİ TESLİM EDER MİYİZ?
HSYK’nın sürekli tartışma konusu olduğuna, ancak buranın gündemini, Adalet Bakanı’nın belirlediğine dikkat çeken DSP lideri, “Tayinleri, terfileri Adalet Bakanı belirliyor. Yeni anayasada açık seçik ‘HSYK’nın temsilcisi Adalet Bakanı’dır’ deniliyor. Mehmet Haberal kilitli kalsın diye, Türkan Saylan erken ölsün diye Mustafa Balbay cezaevinde kalsın diye her numarayı çeviren bu Bakan’ın Türkiye’deki bağımsız yargıyı temsil etme hakkı olmalı mıdır? Biz O’na kendimizi teslim eder miyiz?” diye sordu. Türker’e meydandan ‘hayır’ yanıtı geldi.
ERDOĞAN AMERİKA’DAN YARDIM ALARAK BAŞBKAN OLDU
Türker, Başbakan’ın HSYK’yı neden ele geçirmek istediğini anlatırken de şunları söyledi:
“Başbakan HSYK’yı neden ele geçirmek istediğini ortaya koydu. Dün kustu ‘Damdan düşenin halini damdan düşen anlar’ dedi. ‘Beni bir şiir için yargıladılar. Bu şiir için Yargıtay’da belli bir mezhep mensupları bana ceza verdiler’ dedi.
İftira atıyor. O dairenin içinde her mezhepten insan var. Ama O, suçu bilerek işledi. Bu oyunu da, o dönem görev yapan Amerika’nın İstanbul konsolosu ile kurdular. Siirt’te seçim iptal edildi. Sonra Erdoğan oradan seçildi. Çünkü ona ‘Sen itiraz et hüküm giy senin siyasal haklarını geri alacağız’ dediler. Amerika’dan yardım alarak buraya gelen Erdoğan’ın sizi yönetmesini istiyor musunuz?”
HER ‘HAYIR’ OYU, REJİMİ KORUYACAK
Vatandaşlardan yine ‘hayır’ yanıtı alan DSP Genel Başkanı,
12 Eylül Pazar günü yapılacak referandumun sadece anayasa değişikliğinin oylanması olmadığını, verilecek her ‘hayır’ oyu ile rejimin değiştirilmek istenmesine ‘hayır’ denileceğini vurguladı. Türker, miting alanını dolduran vatandaşlara, “Cumhuriyet rejiminin yok olmasına izin verecek misiniz?” sorusunu yöneltti.
Meydandaki vatandaşlardan ‘Hayır’ yanıtı alan DSP lideri, Anayasa’nın 125. maddesinde yapılmak istenen değişikliğe dikkat çekti ve yapılmak istenen değişikliğin, tüm pakete "Hayır" demeye yetecek nitelikte olduğunu vurguladı.
YARGI YETKİSİ SINIRLANACAK
Türker, bu anayasa değişikliğiyle, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin ‘hukuka uygunluğunun denetimi’ ile sınırlı olacağını, hiçbir surette ‘yerindelik denetimi’ şeklinde kullanılamayacağını söyledi. Bunu çok tehlikeli bulduğunu belirten DSP lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ne kadar memur varsa dikkat etsin. Bu maddeye göre, herhangi bir devlet memurunu bir yere tayin ederlerse, terfisini durdururlarsa o memurun Danıştay’a itiraz hakkı ortadan kaldırılıyor. Çünkü ‘yerindelik’ denetimi ortadan kaldırılıyor, ‘takdir hakkı’ getiriliyor. Kim takdir edecek? O kişiyi tayin etmeyen devlet memurları. O üst düzey devlet memurlarını kim tayin ediyor? Siyasi iktidar. Böyle şey olur mu?
Suya, doğalgaza, köprü geçişlerine aşırı zam yapıldı, itiraz edeceksiniz. Yok, artık itiraz etmeye hakkınız yok! Çünkü Danıştay hukuki sürecin işleyip işlemediğine bakacak. 125. maddeyi gizli bir şekilde değiştiriyor, vatandaşın Danıştay’a başvurma hakkını yok ediyorlar.”
AKP İSTEDİĞİ BELEDİYEYİ ELE GEÇİRME PEŞİNDE
Türker, Anayasa Mahkemesi’nin yapısının değiştirileceğini ve orada da bu hükmün geçerli kılınacağını belirterek “Yerindelik denetiminin yasalarla aranmasını, ortadan kaldıracaklar. Anayasa’nın değişmez 4 maddesi için Anayasa Mahkemesi’nin yerindelik denetimi yapmasını ortadan kaldıracaklar. Yarın bir gerekçe uydurup istediği belediye başkanını görevden alacak. Belediye başkanı yargıya gidecek ama ona ‘Burada takdir hakkı var’ denilecek. AKP istediği belediyeyi ele geçirme peşinde. Örnek mi istiyorsunuz. İşte Adana… İşte Tayyip Erdoğan böyle bir anayasa getiriyor” diye konuştu.
VEKİL SAYILARI AZALACAK DİYE TEDBİR ALIYORLAR
Hükümet’in Anayasa Mahkemesi’nin yapısını istediği yasaları çıkarmak için değiştirmeye çalıştığına vurgu yapan Türker, “Önümüzde seçimler var. Seçimden sonra milletvekili sayısı az olacağı için istediği yasaları çıkaramayacaklar. O yüzden rejimi değiştirecek, polise, memura, Hükümet’e istediği yetkiyi verecek ve bunu güçsüzleri ezmek için kullanacak bir değişiklik yapmak istiyorlar” diye konuştu.
ECEVİT 12 EYLÜL’E KARŞI ÇIKTI DİYE HAPİS YATTI
Türker, Erdoğan’ın anayasa değişikliğine ‘hayır’ diyenleri “12
Eylül darbesine karşı durmuyorsunuz” diye suçladığını anımsattı ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kuramcımız Bülent Ecevit, ben ve birçok DSP’li 12 Eylül anayasasına apaçık ‘hayır’ oyu verdik. Parlamento’da büyük bir çoğunluk suskun kalmıştı. Bu nedenle tutuklanan tek lider de Ecevit’ti. O liderin partisi DSP, 12 Eylül’e o gün de karşıydı, bugün de karşı. Bizim programımızda tüzüğümüzde ‘12 Eylül rejimini değiştireceğiz’ denilmiştir. Ama değiştirirken de ‘Tayyip Erdoğan rejimini getiririz’ demiyoruz.”
ÖCALAN’LA GÖRÜŞMÜŞ, SÖZ VERMİŞ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “PKK ile Öcalan’la görüşen şerefsizdir” sözlerini anımsatan Türker, şöyle konuştu:
“’Anayasa’yı değiştireceğim’ diye söz veriyor. Kime söz veriyor? BDP’ye, PKK’ya, başka yerlere. Nasıl bir değişiklik yapacak, anlatsın bize. Biz biliyoruz ki. PKK’yla da Öcalan’la da görüşmüş, söz vermiş. ‘Görüşen şerefsizdir’ diyor. Kendin görüşmüyorsun ki! Oraya giden MİT Müsteşarı, oraya giden siviller kimin yetkisiyle gidiyor? Biz bu ülkeyi yönettik, en ufak bir memur bile, bakandan onay almadan, Başbakan’dan onay olmadan bir yere adım atamaz. Öcalan yeni açıkladı ‘Eskiden benimle askerler görüşürdü, son yıllarda siviller görüşüyor’ dedi. Şimdi Erdoğan’ın şerefe sahip çıktığına inanıyor musunuz?”
SİYASİ PARTİLERİ KAPATMAK İSTİYORLAR
Türker, AKP’nin anayasa değişikliği ile siyasi partilerin faaliyetlerine de son vermeyi amaçladığını da belirtti ve konuşmasına şöyle devam etti:
“Anayasa değişirse, yeni bir kanun çıkaracaklar ve siyasi partilerin faaliyetlerine son verecekler. 28 Nisan 1960’ta, Başbakan’ın izinde olduğunu söylediği Menderes tarafından, Tahkikat Komisyonu kuruldu. Amaç, siyasi partilerin faaliyetlerini kontrol altına almaktı. Bunu bir de Hitler kurmuş. Hitler yetkiyi aldıktan sonra hiçbir partiyi bırakmadı. Bir AKP’li çıktı ‘Keşke çok partili döneme geçildiğinde Demokrat Parti, CHP’yi kapatsaydı’ dedi. Kanunlarla siyaseti yasaklayacaklar, istediklerini yapacaklar. Böyle düşünen istediği yeri istediği yere peşkeş çeken Başbakan’ın yeni yetkilerle bir diktatör gibi sizi yönetmesine izin verecek misiniz?”
TÜRKİYE’DE HALKI SADECE DSP KURTARABİLİR
Vatandaşların “Başbakan Türker” sloganları atması üzerine Türker, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz Tayyip Erdoğan’ı Başbakanlık’tan indirmek için çalışacağız.
Türkiye’de halkı esaretten yoksulluktan sadece DSP kurtarabilir. Bunun için çalışıyoruz.
Hilafeti getirmek istedikleri zaman, onları kontrol edecek güç kalmayacak. Biz Atatürkçü düşünceye sahip çıkacağız, herkesin çekindiği ‘ulusalcılığı’ korkmadan dile getireceğiz. Ulusal bir parti olarak Türkiye’nin üniter devlet yapısını koruyacağız.”
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Dindar Nesiller Yetiştirmek…?! |
|
| Devamı... |


Evet ! Sn.Başbakanımız dindar nesiller yetiştireceğiz demiş... Ateist nesiller mi yetiştirelim diye sormuş... Sanki bunun aksi ateist nesiller yetiştirmekmiş gibi ... Aklı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmeğe ne oldu?
