1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Referanduda 'Evet' Denilirse, Türkiye'de Diktatörlük Kurulacak

Dr. Masum Türker - 02 Ağustos 2010

DSP GENEL BAŞKANI MASUM TÜRKER, TUZLA’DA CHP’LİLER TARAFINDAN SALDIRIYA UĞRAYAN DSP’LİLERİ ZİYARET ETTİ

“REFERANDUMDA ‘EVET’ DENİLİRSE, TÜRKİYE’DE DİKTATÖRLÜK KURULACAK”

* * DSP Genel Başkanı Masum Türker, DSP Tuzla İlçe Başkanlığı tarafından iki haftadır yürütülen “Arıtmanın kokusuna, zehirli varillere hayır” kampanyası sırasında CHP’lilerin DSP’lilere yönelik saldırısı üzerine “Burada yaşanan şey, 12 Eylül’de eğer ‘evet’ çıkarsa yaşanmasından korktuklarımızın bir örneğidir. Çünkü 'evet' denirse Türkiye'de bir dikta rejimine gidilecek, diktatörlük kurulacak. Şiddet, devlet eliyle, siyasi partiler eliyle, iktidarda olan partiler eliyle yürütülecek. 'Hayır' derseniz Cumhuriyet ve demokratik yaşam devam edecektir” dedi.

İSTANBUL- DSP Genel Başkanı Masum Türker, referandumda ‘evet’ denilmesi halinde Türkiye’de diktatörlük kurulacağını, ‘hayır’ denilirse Cumhuriyet ve demokratik yaşamın devam edeceğini söyledi.

Türker, DSP Tuzla İlçe Başkanlığı tarafından iki haftadır yürütülen “Arıtmanın kokusuna zehirli varillere hayır” kampanyasının son imza gününde, İDO İskelesi önündeki DSP standını ziyaret etti. 25 Temmuz Pazar günü standdaki DSP’lilere CHP ilçe örgütünden bazı kişilerin saldırıda bulunduğunu anımsatan Türker, şunları söyledi:

“Biz buraya Tuzla’nın yarınlarına ilişkin bir sorunu çözmek için geldik. Ancak CHP ilçe örgütünden bazı kişilerce arkadaşlarımıza saldırıda bulunulması çok yanlış.  Burada, Tuzla’da yaşanan şey, 12 Eylül’de referandumda eğer (evet) çıkarsa, yaşanmasından korktuklarımızın bir örneğidir. Biz 'hayır' diyoruz. Çünkü 'evet' denirse Türkiye'de bir dikta rejimine gidilecek, diktatörlük kurulacak. Şiddet devlet eliyle, siyasi partiler eliyle, iktidarda olan partiler eliyle yürütülecek. 'Hayır' derseniz Cumhuriyet ve demokratik yaşam devam edecektir.''

SALDIRI GÖRÜNTÜLERİNİ DAĞITACAĞIZ

Türker, DSP’nin imza standının olduğu yerde bulunan MOBESE kameraları aracılığıyla, saldırı görüntülerinin kaydedildiğini, bunların kopyalanacağını ve DSP tarafından parti farkı gözetmeksizin TBMM'deki bütün milletvekillerine, kamuoyu oluşturan kanaat önderlerine, gazete yazarlarına ve Tuzla'da her eve dağıtılacağını söyledi.

DSP lideri, “Bu CD'deki olayı görenler karar verecekler. Bu DSP'nin, Türkiye'de demokrasi mücadelesi verilirken, halkın yerel bazda da, yalnız bu gün değil, yarınki sorunlarına da sahip çıktığının göstergesidir. Tuzlalılar'ın kanserden muzdarip oldukları, hastalandıkları bilgisi yayılırsa, insanların buranın lokantalarına, sayfiye yerlerine gelmeleri kesilecek. Bugün kötü olan ekonomik durum, Tuzlalılar için daha kötüleşecek. Biz yarınların kanserine karşı Tuzlalılar'la birlikte devletin tedbir alması için mücadele ediyoruz” diye konuştu.

VARİLLERİN ORTAYA ÇIKMASINDAN KORKULARI MI VAR?

Tuzla’daki çevreci kampanyaya karşı çıkılmasını ‘ilginç’ bulduğunu belirten Türker, '' Acaba burada şiddet kullananların, mafya gibi davrananların, bu sorunun devamında mafyatik çıkarları mı var? Acaba bunların, bu imzalarla birlikte yer altında gömülü olan varillerin ortaya çıkmasından dolayı korkuları mı var?'' diye sordu.

MAFYA KORUMACILIĞI YAPANLAR AÇIĞA ÇIKARILACAK

Türker, DSP’nin, aldığı ihbarlar doğrultusunda, yer altından çıkmamış olan varillerin nerelerde olduğuna dair bilgisi bulunduğunu kaydetti ve sözlerini şöyle tamamladı:

“O variller çıkacak. O varillerin sahipleri bulunacak ve o varillerin yerleştirilmesinde erketelik yapan, mafya korumacılığı yapanlar da açığa çıkarılacak. Zannetmesinler ki şiddet kullanarak, silah çekerek, birisini darp ederek bu sorun kapanır! Bir DSP'li gider, bin DSP'li gelir! Unutmasınlar bu konu, CD ile birlikte milletvekillerine iletilecek, onların yüzleri, mensup oldukları partinin milletvekilleri önünde, TBMM'de herkese gösterilecek'' diye konuştu.

Türker konuşmasının ardından, kampanya için imza attı. DSP lideri daha sonra esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.

 

Seçme Haber

Londra Konferansı ve İkinci İnönü Zaferi

Cumhuriyet tarihimizde 1921 yılı savaşlar (daha doğru bir deyimle muharebeler) ve anlaşmalar dönemi olarak kabul edilebilir. Konumuzla ilgili en önemli olaylardan biri, “Sevr” in revize edilmiş bir şeklini

Devamı...