Atatürk ve 29 Şubatçılar!
28 Şubatçılık söz konusuydu… 2010 Türkiye’sinde artık 29 Şubatçılık gündeme oturdu.
Nedir 29 Şubatçılık ve kimlerdir bu ideolojinin içerisinde yer alanlar?
En önemli düşmanları; hiç tereddütsüz Mustafa Kemal ATATÜRK!
Hatta tek hedefleridir de diyebiliriz…
Atatürkçülüğü ortadan kaldırmak; cumhuriyetin, laikliğin, demokrasinin bitirilmesi demektir.
Bu üç kavramın kökü ve temeli nedir?
Atatürkçülük!
Kökü kuruttuğunuzda, gövdenin yaşaması mümkün olabilir mi?
Türk Silahlı Kuvvetleri’ni sonra da ivedi olarak Atatürkçülüğü ve ulu önderin devrimlerini etkisizleştirmek, hiç kuşkusuz bu kesimin en büyük hedef ve hayalleri…
Türkiye’nin son birkaç yılda, “SARSILMASININ” ve “SARILMASININ” arkasında ki tek neden bu!
****
O halde, 29 Şubatçılar için büyük düşman (!) Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, Hasan Rıza Soyak’ın anılarından bir de yabancıların gözüyle görelim:
“Birinci dünya savaşı sırasında, Bağdat cephesinde ordumuza esir olan İngiliz Generali Tawsend, 1922 yılı haziran ayında Adana yoluyla Konya’ya gelmiş ve Akşehir’deki Karargâhından gelen Başkumandan Atatürk’e mülaki olmuştu.
İki generalin bir gece, kurtuluş mücadelemiz ve dünya vaziyeti yaptıkları uzun konuşma sırasında Tawsend, Atatürk’e ‘Siz Napolyon’a benziyorsunuz…’ demiş.
Atatürk bu benzetişi reddetmiş ve ‘Napolyon arkasına bir sürü muhtelif milliyetteki insanı toplayarak macera aramaya çıktı. Bunun içindir ki yarı yolda kaldı. Ben bir anadan, bir babadan gelen kardeşlerimle vatanımı korkutmak davası yolundayım ve muhakkak muvaffak olacağım,’ cevabını vermiştir.”
O gece sabaha karşı, büyük hayranlık içinde, Atatürk’ün yanında ayrılan Tawsend, refakatine verilen Türk subayına; ‘Ben şimdiye kadar 15 hükümdar ve cumhurbaşkanıyla hususi ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal’de büyük bir ruh kuvvetinin esrarı var dediği de meşhurdur.” (*)
****
“İngiltere Harbiye Bakanlığı’na
Niçin geri çekildiğimizi soruyorsunuz; bütün gerçeği tüm açıklığı ile size bildirmek isterim.. Çok cesur muharebe eden, en iyi şekilde sevk ve idare edilen asil Türk ordusu’nun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım.” General Hamilton
“Asırlar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğe bakın ki, o büyük dahiyi asrımızda Türk ulusu yetiştirdi.” Lyod George
“Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.Yüzyıldan beri Küçük Asya’nın çıkardığı en büyük lider.” The Japon Chronide
“Tarih çok büyükler gördü. İskender’leri Napolyon’ları, Washington’ları gördü. Fakat yirminci yüzyılda büyüklük rekorunu Atatürk, bu Türk oğlu Türk kırdı.” L’lllustration, Fransa
“Muhteşem beyinler daima sıradan beyinlerin şiddetli muhalefeti ile karşılaşmışlardır.” Albert Einstein
****
Büyük düşman (!) ATATÜRK, yabancıların gözünde işte böyle bin insan!
Bugün ona karşı olan örümcek kafalılar bilmiyorlar mıydı ki; İsmet İnönü’nün dediği gibi; “Atatürk olmasaydı, sizler bugün yine var olurdunuz ama babalarınız başkaları olurdu.”
Bu sözlerin anlamını açmaya gerek var mı?
Türk ordusunu zafer çığlıklarıyla güçsüz duruma getirmek ve ülkeyi sevinç çığlıklarıyla (!) Atatürksüzleştirmek isteyenler; dış basında dün çıkan (ünlü Economist dergisi) “Fethullah Gülen cemaati Türkiye’yi polis devleti olmaya doğru götürüyor…” şeklinde uyarılara neden acaba kulaklarını tıkıyorlar?
Daha neyi söyleyelim?...
Hâlâ “durun bakalım hele bu işin sonu nereye varacak…” aymazlığının, aptallığa kadar götürülmesinin, makul görülecek bir yanı olabilir mi?
*****
Temel işlediği bir suçtan ötürü idama mahkumdur.
İdam sehpasında kendisine sorarlar: “Son söyleyeceğin nedir?”
Bir iki dakika içerisinde idam edilecek Temel’in yanıtı:
“Bu bana hayatta ders oldu.”
****
“Basra harap olduktan sonra…” akıllar başa gelse ne yararı olur ki?
BURHAN ÖZBEY
(*) Zihinsel Uyanış – Ethem Kocabaş – Altın yayınları – Birinci Basım Nisan 2008 – Syf: 105
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Demek ki Bunlar Bu İşi Beceremiyor! |
|
| Devamı... |


AKP’liler anayasa ile yatıp anayasa ile kalkıyorlar. “2012, Anayasa yılı olacak” diyorlar. Anayasa değişikliğiyle ilgili en ufak itirazı olanları ise “statükocu” olmakla suçluyorlar. Zaten AKP’liler ne yapıyorlarsa, hep, yüzyılın icadı (!) olan “ileri demokrasi” adına yapıyorlar.
