1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Geçici İşçilerle İlgili Önergeme Verilen Yanıt

Süleyman Yağız - 17 Şubat 2010

GEÇİCİ İŞÇİLERLE İLGİLİ ÖNERGEME VERİLEN YANIT

Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelttiğim, geçici işçilerle ilgili, 16 Aralık 2009 tarihli yazılı soru önergeme, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer yanıt vermiştir.
Sorularımı ve Sayın Dinçer’in yanıtlarını bilgilerinize sunuyorum.
Saygılarımla.

Süleyman Yağız
 DSP İstanbul Milletvekili 
 
ÖNERGEMİN SUNUŞU VE SORULARIM:


Geçici işçi Sayın Mahmut Celal Özmen, bir süre önce şahsınıza gönderdiği mektubunda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesine göre geçici olarak işe alınan ve kamuoyunda “4/C”li olarak bilinen geçici işçilerin sorunlarını dile getirmiştir. Özmen mektubunda, "Bir daha geçici isçi lafını duymak istemiyorum. Artık bu işi bitirin" sözünüzle başlayan ve kamuda çalışan 123 bin geçici işçinin kadro alması ile sonuçlanan süreci hatırlatmıştır. Özmen, “Pek çok haksızlık bir ölçüde giderilmiş ise de, yine aynı uygulamanın bazı kişisel etkiler dolayısıyla tam anlamıyla düzenlememiş olmasından kaynaklanan pek çok sıkıntı da hemen akabinde başlamıştır” diyerek, geçici işçilerin mağduriyetlerini özetlemiştir. Taraf Gazetesi’nin 5 Aralık 2009 tarihli internet sitesinde Cesim İlhan imzalı “Erzurumlu işçilerden Başbakan’a mektup” başlıklı haberde de Özmen’in, mektubuna henüz yanıt alamadığını belirtilmiştir.

Bu bağlamda sormak istiyorum:

1- Sayın Mahmut Celal Özmen’in “2006 Yılı içerisinde 180 günü var diyerek kadroya geçirilen çoğunluğu sendika ve siyasiler aracılığı ile çalıştırılmış ve aynı sebeplerle sendikadan ve siyasilerden desteği olmadığı için 180 gün çalışmak istedikleri halde çalıştırılmamış olan ve böylece sadece 2006 yılında 180 iş günü olmayanlar mağdur edilmiştir” iddiası doğru mudur?

2- Özmen’in mektubunda dile getirdiği, “2006 yılı dışında diğer yıllarda 180 gün veya daha fazla çalışmışlığı olanlar bu yasanın kapsamı dışında tutulmuştur. İşte bu noktada biz mağdur edilen Şeker işçileri, 2006 yılının ne özelliği olduğunu ve bu yılın özellikle neden dikkatte alındığını bilmiyoruz ve bilmek istiyoruz… Bizi çalıştırmayan işverenlerimiz ve idarecilerimiz bu hesabı neye göre yapmışlar ve neden 2006 yılını baz almışlardır?” sorularına yanıt vermeyi düşünüyor musunuz?

3- Mahmut Celal Özmen’in ifade ettiği, “uygulamanın bazı kişisel etkiler dolayısıyla tam anlamıyla düzenlememiş olmasından kaynaklanan pek çok sıkıntı da hemen akabinde başlamıştır” görüşünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

4-  Sayın Özmen’in “Başbakanım siz  ‘ben geçici işçi istemiyorum’ demiştiniz. Verdiğiniz talimat doğrultusunda çıkan taslak sonucunda da ilgili yasa çıkarılarak uygulamaya geçildi… En son gelinen durum ise sizin bu sözünüze rağmen, ancak Türkiye'deki geçici işçilerin 4/3 ünün faydalanmış ve kalan 4/1lik kısmını faydalanamamıştır… Sonuç olarak da, 218 000 kişi kadro alırken 26 000 kişi bu imkândan faydalanamamış ve kadro alamamıştır” diyerek dikkat çektiği kadro alayaman geçici işçiler ile ilgili olarak yasal bir düzenleme yapılmasını düşünüyor musunuz?

5- “Evet, Sayın Başbakanım, biz geçici işçilerin mağduriyeti bu zamana kadar giderilmiş değil. Dileğimiz odur ki siz Sayın Başbakanımız bu soruna el atasınız ve ilgili kurumlara mağduriyetimizin giderilmesi anlamında talimat veresiniz” diyen Özmen’e ve devletin diğer kurum ve kuruluşlarında çalışan geçici işçilere “müjdeli” bir haber verecek misiniz?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER’İN YANITI:

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinde; kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde uygulanacak istihdam şekilleri sıralanmış ve bunlar memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler olarak belirlenmiştir. Kamu kesiminde istihdam olunan sürekli işçi ve geçici işçi olarak ikiye ayrılmakla birlikte iş mevzuatımızda geçici işçi kavramı tanımlanmamıştır. Buna paralel olarak kamu kesiminde geçici işçi istihdamını düzenleyen mevzuat bulunmayıp, bu amaca yönelik düzenlemeler, yürürlülükleri ilgili mali yılla sınırlı olan yılı bütçe kanunları ve kamu iktisadi teşebbüslerine yönelik olarak her yıl istihsal olunan yatırım ve finansman kararnameleri ile
gerçekleştirilmiştir.

Geçici işçi istihdamı süreklilik arz etmeyen, yılın belirli dönemlerini kapsayan genellikle mevsimlik veya arızi işler için öngörülmüş bir istihdam şekli olmasına karşın, geçici iş pozisyonlarında çalıştırılan geçici işçiler, genellikle sürekli veya dönemsel olarak tekrarlanan işlerde çalıştırıldıklarından geçici olmaktan uzaklaşmış, sürekli istihdam edilir hale gelmiştir.

Bu nedenle 5620 sayılı Kanun ile; geçici iş pozisyonlarında istihdam edilenlerin durumu, fiilen yaptıkları işin niteliği ve/veya bir mali yıl içerisinde çalıştıkları toplam süre dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir. 2006 yılı içerisinde usulüne uygun olarak vizesi yapılmış geçici iş pozisyonlarında toplam altı ay ve daha fazla süreyle çalışmış olan geçici işçilerin sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeleri öngörülmüştür.

Bu çalışmalar daha önceki hükümetler zamanında başlatılmış olup, hükümetimiz tarafından da belirli bir plan ve program çerçevesinde sürdürülmektedir.

Özelleştirilen kamu işletmelerinde İş Kanununa tabi olarak çalışan işçilerimizin, 4046 sayılı kanuna göre kıdem ve ihbar tazminatlarına ek olarak "iş kaybı tazminatı" ödenerek iş sözleşmeleri sona ermektedir.

Ülkemizde bu şekilde (özelleştirme nedeniyle) 4/C kapsamına alınarak çalışan personel sayısı halen 17 bin 774; diğer kamu kuruluşlarında çalışanlarla birlikte 19 bin 436'dır,

4/C kapsamında çalışanlarla ilgili olarak aşağıda belirtilen iyileştirmeler yapılmıştır;

Çalışma süresi 10 aydan 11 aya çıkartılmış,

İlköğretim mezunlarının maaşları yüzde 17,4 oranında 114 lira artırılarak 658 liradan 772 liraya,

Lise mezunlarının maaşları yüzde 15,8 oranında 116 lira artırılarak 856 liraya, Yükseköğrenim mezunlarının maaşları yüzde 14,3 oranında 117 lira artırılarak 938 liraya yükseltilmiştir.

Geçici personelin aylıklarında yapılan artış ve çalışma sürelerinin 11 aya çıkartılmasıyla birlikte,

2009 yılına göre 2010 yılında yıllık bazda toplam ilköğretim mezunlarına yüzde 291, lise mezunlarına 27,3, üniversite mezunlarına ise yüzde 25,7 oranında daha fazla ödeme yapılacaktır.

Sosyal Güvenlik ve özlük hakları korunan bu işçilerimizin iş hayatı, bütçe imkânları zorlanarak da olsa istihdamları devam ettirilecektir. Hiçbir işçimiz kendi istemedikçe özelleştirme nedeniyle devlet tarafından kapı önüne konulmamaktadır.

Diğer taraftan kamu kurum ve kuruluşlarında hali hazırda geçici işçi olarak çalışmakta olanların sürekli işçi statüsüne geçirilmesine dair yürütülen kanun çalışması bulunmamaktadır.

 

Seçme Haber

Çukurda Yer Vaaar!..

Başbakan Erdoğan’ın 1915 olayları ile ilgili olarak Ermeni Toplumundan özür dileme anlamına gelen beyanları insani düşüncelerle olumlu karşılanabilir. Özellikle bizden biri olarak kabul ettiğimiz Ermeni kökenli Türk vatandaşlarımızın bu tip beyanlara

Devamı...