1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Tayfun İçli'nin TBMM Genel kurul konuşması

Tayfun İçli - 05 Şubat 2010

Türkiye Büyük Millet Meclisi Gündeminin, Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Ön Görüşmeler Kısmının 282'nci sırasında yer alan 10/363 esas numaralı Koruculuk sisteminden kaynaklanan sorunların araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergesinin görüşmesini, Genel Kurulun 04.02.2010 Çarşamba günlü birleşiminde yapılmasına dair BDP grup önerisi hakkında Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli’nin konuşmalarının yer aldığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 04.02.2010 tarihli tutanağı.

Önergenin lehine Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli.

Buyurunuz Sayın İçli.

H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisinin lehinde söz aldım. Çok değerli arkadaşlarım, tabii ki bu söz almam usulen. Bu önergenin karşısında olduğuna…

SIRRI SAKIK (Muş) - Sizden ne beklenir ki?

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Bir dinleyin canım, bir dinleyin. Evet, katılıyorum. "Usulen" dememdeki kastı… Hemen niye size bir şey söylüyormuşum gibi tepki gösteriyorsunuz?

FATMA KURTULAN (Van) - Genellikle sizi iyi biliyoruz da.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) -Değerli arkadaşlarım "usulen"den kastım şu: Bağımsız milletvekili olarak burada konuşma olanağı bulamadığım için genellikle grup önerilerinin lehinde veyahut aleyhinde söz alıyorum. Evet, Türkiye'de koruculuk sistemiyle ilgili ciddi sorunlar vardır, bunlar mutlaka görüşülmelidir. Ancak benim burada ifade etmek istediğim olay şu: AKP'nin burada sayısal çoğunluğu var, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 67 AKP. Şimdiye kadar sizin grup önerilerinizin burada kabul edildiğine dair bir olaya tanıklık ettiniz mi, sizin veya diğer grupların? Hayır.

SIRRI SAKIK (Muş) - Hiç kimse de etmiyor.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - AKP bu grup önerilerini, araştırma önergelerini, grup önergelerini sayısal çoğunluğa dayanarak reddediyor. Bu doğru mu? Doğru.
OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Siz hiç oy verdiniz mi bize?

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Şimdi, Anayasa'nın 87'nci maddesi ne diyor? Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerinden bahsediyor. 87'nci maddeye baktığınız zaman Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasa çıkartmanın ötesinde denetleme faaliyetleri var. Ne diyor Anayasa? "Türkiye Büyük Millet Meclisi Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemekle yükümlüdür." diyor. Peki, bu yetkisini neye göre yapıyor? Anayasamızın 98'inci maddesine ve İç Tüzük'ümüzün 96 ila 114'üncü maddesindeki hükümlere göre yapıyor.

Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetleme faaliyetini yaptığını siz burada gördünüz mü? AKP "istemezük" diyor. "İstemezük" diyor sayısal çoğunlukla birazdan da bu önerge reddedilecek.

Şimdi, sadece bu mu? Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz günlerde de bir konuşmamla da belirttim. İç Tüzük'e göre, Başbakanın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdim, bu domuz gribi aşısıyla ilgili. İç Tüzük'ümüzün 99'inci maddesine göre verilen bu önergenin üzerinden kırk altı gün geçti. On beş gün içinde yanıt vermesi lazım Başbakanın veyahut bakanların. Bugüne kadar yazılı soru önergelerine Başbakanın veyahut bakanların yanıt verdiğine tanık oldunuz mu? Ya da burada, salı günleri ve çarşamba günleri sözlü soru önergelerinin görüşülmesi lazım.

Bakın, birazdan görüşülecek AKP Grup önerisinde "çarşamba günlerinde denetim konularına yer verilmemesi" şeklinde öneri geliyor. Onun için kendimizi hiç şey yapmayalım ve kendimizi de germeyelim ve hatibin ne söylediğini de bilmeden de o sıralardan da laf atmayalım. Bunu, hem sizlere hem de AKP'li milletvekillerine söylüyorum bu ifadede.

SIRRI SAKIK (Muş) - Sen haddini bil ya! Senin bize ders verecek hâlin yok!

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Evet, ben veririm. Ben… Alırsan, ben alırım anlamında sonuç çıkartırsın. Neyse, benim dikkatimi dağıtma da ben söyleyeceğimi söyleyeyim, sonra konuşuruz.

SIRRI SAKIK (Muş) - Seni kimse muhatap almıyor, dön nereye konuşursan konuş!

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Evet, sen konuş oradan!

Şimdi, değerli arkadaşlarım, evet bu önergeler, bu araştırma önergeleri çok çok önemli ama çok daha önemli Türkiye'de sorunlar var. Bunların da… Mutlaka Anayasa'mızda belirtilen şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevini yapması lazım.

SIRRI SAKIK (Muş) - Kendi partin seni ciddiye almıyor. Tek oy alıyorsun, gelip burada demokrasi dersi veriyorsun!

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Bakın, Hâkim Savcılar Yüksek Kurulu, ne diyor Kadir Özbek? Dün söyledim. "Yargı savunmada" diyor. Peki, Yargıtay Başkanı ne diyordu? Yine dün konuşmamda ifade ettim. Yargıya müdahale olduğunu söylüyor.

Değerli arkadaşlarım, dün ve bugün gazetelerde birtakım haberler… Eskişehir Jandarma İl Alay Komutanının tekrar tutuklandığına dair haberlere tanıklık ediyoruz. Neymiş suçu? Gazetelerden aldığımız bilgiye göre, "Ergenekon" adı verilen bir soruşturma. Bu nasıl bir hukuk devletidir ki ucu açık soruşturmada, iki buçuk yıl, üç yılda birçok kişiler "Ergenekon" adı verilen soruşturmalarda tutuklanıyor, yargılanıyor -daha yargılama ucu açık bırakılıyor- ve nereye gittiği bilinmeyen bir noktaya doğru gidiyor Türkiye.

Değerli arkadaşlarım, ifadesi daha alınmayan kişiler var Silivri'de görülen davada, işte Sayın Haberal. İçeride tutuklu olan sendika başkanı var, Mustafa Özbek. İki siyasi partinin genel başkanı var, İşçi Partisinin lideri ile bir siyasi partinin lideri olan Tuncay Özkan.

Anayasa'mızın 68'inci ve 69'uncu maddeleri siyasi partilerle ilgili birtakım hükümleri düzenlemiş. Şimdi ne oluyor Türkiye'de? Anayasa'mıza göre bir genel görüşme açılması lazım, İç Tüzük'ümüze göre, devlet kurumlarını ilgilendiren bu konularda mutlaka bir genel görüşme açılması lazım. Değerli arkadaşlarım, nereye gidiyoruz? Yargı ikiye bölünmüş durumda. Bir bakıyorsunuz, bir yargıç tahliye ediyor, oradaki insan kış günü Eskişehir'e geliyor, vatandaşlarla öpüşüyor, tekrar bir tutuklama, avukatı tekrar itiraz… Daha ifadesi alınmayan insanlar içeride tutuklu. Anayasa'mıza göre masumiyet karinesi ihlal ediliyor, adil yargılama hakkı ihlal ediliyor. Anayasa'mıza göre tutukluluk bir tedbirken yargısız infaza dönüşüyor.

Değerli arkadaşlarım, eskiden, bizim geçmiş tarihimizde de öyle yargısız infazlar yapıldı. İnsanlar mahkeme önüne çıkartılmadan infaz edildi. Faili meçhul cinayetler, herkes onu söylüyor… Şimdi çok acıdır, ucu açık bırakılan soruşturmalarla, tırnak içinde söylüyorum, insanlar yargısız bir biçimde infaz ediliyor.

Bakın, madem o kadar büyük bir terör örgütü üyesiydi, madem o kadar büyük bir suç işlemişti, peki, onları tutuklayan mahkeme şimdi onları teker teker bırakmıyor mu değerli arkadaşlarım? Peki, sadece onlara mı acı veriliyor? Onların yakınlarına, evlatlarına, sevdiklerine acı verilmiyor mu? Anayasa'mıza göre işkence ve kötü muamele suç değil mi? Peki, bir insanın neyle suçlandığını bilmeden yıllarca cezaevinde yatması anayasal suç değil mi, insan hakları ihlali değil mi? Peki, biz bu konuları Türkiye Büyük Millet Meclisinde neden konuşmuyoruz? Dedik işte, Anayasa'mızın 87'nci maddesi gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kanun yapmak dışında başbakanı, bakanları, hükûmeti denetleme gibi bir görevi var. Biz burada hiçbir denetim faaliyetini yerine getirmiyoruz. Ha, kendimizi, belki de egomuzu tatmin etmek için soru önergeleri… Yanlış anlaşılmasın, burada sayın grup başkan vekillerini itham etmiyorum ama işte birazdan oylanacak, sizin önergeniz, MHP'nin önergesi, CHP'nin önergesi reddedilecek, AKP'nin önergesi, bugüne kadar, yedi yıldır olduğu gibi kabul edilecek. Peki, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetim faaliyetini, anayasal görevini yapmıyorsa görevini yapmış sayılacak mıdır? Sayılmayacaktır. Değerli arkadaşlarım, bu yargı meselesinde mutlaka bir genel görüşme açılması lazım.
Anayasa'mızın 138'inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ne yapılamaz? Görülmekte olan bir dava hakkında telkin, tavsiyede bulunulamaz. Peki, Erzincan'da tarikatlar hakkında soruşturma yapan savcıya Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek'in telefon ettiği, Adalet Bakanlığı üst düzey bürokratının telefon ettiği yazılıp çizilmedi mi değerli arkadaşlarım? Bu dava görülmekte olan bir dava değil miydi? Ee, ne yaptı? Erzincan özel yetkili savcısı, hemen olaya müdahale etmek suretiyle, dava dosyasını oradan aldı. Bakın, Erzincan'daki MİT daire başkanları tutuklu, o soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı hakkında soruşturma var, orada görev yapan İl Jandarma Alay Komutanı, şimdi Eskişehir İl Jandarma Alay Komutanı tutuklanıyor.

Değerli arkadaşlarım, şöyle mi olacak: Millî Güvenlik Siyaset Belgesi değişiyor. İrticanın üzerine gidenler terörist, Atatürkçü olanlar terörist, öbür tarafta, tarikatları koruyanlar makbul insanlar mı olacak? Böyle bir hukuk devleti olur mu? Suçlu kimse herkesin üzerine gidilecek burada ama bir yargı sistemini eğer parçalarsanız bu devleti parçalarsınız çünkü yargı bir devletin bağışıklık sistemidir. Eğer o bağışıklık sistemini çökertirseniz o devlet parçalanır, o devlet bölünür, o devletin silahlı kuvvetlerini yıpratırsınız, emniyet teşkilatını yıpratırsınız; hepimiz bundan sorumlu oluruz. Onun için, mutlaka bu konuda bir genel görüşme açılması gerekir.

Bağımsız milletvekili olduğum için, Anayasa'ya göre 20 milletvekilinin imzasıyla genel görüşme açılması gerektiği için tabii ki böyle bir önerge veremiyorum. Ha, diyeceksiniz ki, biraz evvel söylediniz, verseniz dahi AKP'nin istemezük -tırnak içinde- itirazlarıyla bu genel görüşme kabul edilmeyecektir ama şunu bilin ki, bu işler burada görüşülmezse, bu işler sokakta görüşülürse, bu işler kapalı kapılar ardında görüşülürse, buradan en çok zarar görecek, yasama organıdır, Türkiye Büyük Millet Meclisidir, milletvekilidir, milletvekilinin saygınlığı ve itibarıdır. Onun için, yargıya uzatılan ellerin mutlaka kırılması…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen, sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunuz.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - …yargıya uzatılan hukuksuz ellerin mutlaka yasama organı tarafından kırılması lazım ve yargının bağımsızlığı, yasama organı tarafından eğer sahip çıkılırsa bir değer ifade edecektir. Aksi takdirde, orada köşe yazarlarının yönlendirmeleriyle "dün dündür, bugün bugündür" anlayışıyla hareket eden birtakım sözde siyaset bilimcilerinin anlayışıyla Türkiye'de demokrasi hiçbir yere gidemez. Bu verilen işte koruculuk sistemi tabii ki, önemli. Hiçbir sonuca varamayız. Araştırma komisyonu açılsa dahi daha dün görüşülen merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun araştırma komisyonundaki gibi Anayasa ve İç Tüzük'e aykırı sonuçlarla da karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır diyorum.

Sabırlarınız için teşekkür ediyorum. (Bağımsız sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın İçli.

 

 

Seçme Haber

Kadın Hakları İçin Sistemli ve Kararlı Mücadele Gerekir

DSP Kadın Kolları Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, günümüzde kadınların siyasal katılımdan namus cinayetlerine, cinsel istismardan ticari sömürüye kadar bir çok sorunla karşı karşıya olduğunu söyledi ve “Kadınlara uygulanan ayrımcılıktan vazgeçilmesi

Devamı...