1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Bu Noktaya Gelindiyse İş Bitmiştir

Burhan Özbey - 05 Şubat 2010

İyi ki içki içmiyorsunuz (!)
Hoş içip içmediğinizi de tam olarak da bilmiyoruz ya(!)
Var sayalım ki içmiyorsunuz…

İçmediğiniz için, her hareketiniz ve uygulamanız, hatadan, yanlıştan ve yolsuzluktan soyutlanmış sütten çıkmış ak kaşık mıdır?
Siz kendinizi içki içmediğiniz için dünyanın en saf ve temiz insanları olarak gösterdiğinize ve topluma inandırdığınızı mı sanıyorsunuz?

Önünüze geleni; sarhoş diye suçlama alışkanlığınızın altında acaba ne gibi bir ruh hali ve geleceğe dönük plân yatıyor dersiniz?..

Belki içki içmiyorsunuz ama hakkınızda;  kendilerinden fazla uzak olmadığınız kimi İslamcı yazarlardan ve halkın önemli bölümünden gelen; devri iktidarınızda fazlaca zenginleştiğiniz ve köşeleri döndüğünüze dair ağır suçlamalar var… Bunlara ne demeli?

Gösterdiğiniz hiddet ve şiddetin altında bir acziyet ve çaresizlik noktasına gelinmiş olmanın paniği mi var acaba?..
Deniz bitti gemi karaya oturmak üzere mi?

Meclis Ring’inde(!) söylenenlerle, gazete ve televizyonlarda kavgaya yönelik okurlara aktarılan ibarelere bakın: 

“TBMM’de yumruklu kavga” ,
“TBMM’de sinirler bozuldu”,
“TBMM’de baskı iddiası”
“Gel ulan terbiyesiz buraya…”
“Terbiyesiz senin babandır…”!
Daha neler neler…

X

Milletin temsil yeri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin durumuna bakın…
Birbirine yumruklarla saldıran…
Tekme ve kafa atan milletvekilleri…
Ceketi sırtından düşecek duruma gelmiş, ringteki boksör gibi dövüşe girmeye hazırlanan hiddetli ve şiddetli bakanlar(!)
Meclis kürsüsünden damarları şişmiş, yüzü kıpkırmızı olmuş öfke saçan gözlerle sesinin en yüksek noktasından bağıra bağıra konuşarak;, “ bu edepsizliktiiiir… haksızlıktıııır!.. diye haykıran bir Başbakan!..

X

Televizyonların akşam haberlerini evlerinde izlemekte olan anne ve babaların yanlarında oturan küçük çocuklarına, ekrandaki “utanç tablosu” hangi inandırıcı ve kabul edilebilir gerekçeyle ve ne yalanlar uydurularak aktarılabildi, doğrusu merak ediyoruz…

“Baba o yüzü kıpkırmızı olan damarları şişmiş kürsünün başındaki uzun boylu adam Başbakan amca değil mi baba? Niye öyle bağırıyor? Kime bağırıyor baba?”

“Baba o kalabalıkta tekme, tokat, yumruklarla birbirlerine vuran amcalar niye kavga ediyorlar? Ya polis amca gelip, hepsini götürürse ne yapacaklar baba?”

X

Buyurun buradan yakın!..
Geleceğe umutla ve özenle hazırlamaya çalıştığımız çocuklarımıza ve gençlerimize sergilediğimiz tabloya bakın!

Sevgili okurlar…

İş bu noktaya gelmişse, bilin ki iş bitmiştir…
AKP tükeniş yolunda hızla dibe doğru gidiyor demektir…
Zaten son yapılan kamuoyu araştırmaları bunu açıkça gösteriyor..
Bunu kendileri de gördükleri için, bozulan moraller ve yerinden oynayan sinirler utanç verici denetimsizliğe yol açıyor…

Şu duruma bakın.
Bir AKP’li il başkanı işi hangi noktaya getirmiş? “Başbakanımız bizim ikinci peygamberimizdir” diyebilecek denli, kontroldan çıkmış…
Peki bunu söyleyene zamanında neden haddini bildirmediniz Sayın Başbakan?

İş Mecliste ki kavgalı oturum sırasında ortaya çıkınca, esip gürleyerek; bunu söyleyen partilinizi, olaydan ve aradan bir buçuk sene geçtikten sonra istifa ettirmeniz ne denli inandırıcı olmuş ve vicdanları ne ölçüde tatmin etmiştir?
Bilemiyoruz…

Bu satırların yazarı ve sıradan bir vatandaş olarak, aradan bir buçuk yıl geçtikten ve olay kamuoyuna kavgalı bir ortamda yansıdıktan sonra, işin gereğini yapmaya yönelmiş olmanız, şahsen bizi, samimi olduğunuz konusunda, kesinlikle inanma noktasına getirmemiştir Sayın Başbakan!…

Bizce bu siyaset oyunundan başka bir şey değildir…

BURHAN ÖZBEY

 

 

Seçme Haber

Demokrasi Getirmek

ABD, nükleer silah bulundurduğu gerekçesiyle Irak’a girdi. Bulamayınca bu sefer “Demokrasi getireceğim” dedi, 1 milyona yakın insan, hayatını kaybetti ve sonuçta Irak ikiye bölündü.

Devamı...