1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Baklalar!

Yazdır E-posta

Nurettin Kurtuluş - 01 Aralık 2011

Baklalar!

Asrımız bilgisayar ve televizyon çağı.

Herkes alabildiğine çağdaş olmaya çalışıyor!

Ben de…

Bilgisayardan daha çok televizyon düşkünüyüm.

Televizyon arkadaşın yüzünden geç yattığım için bir gün sonra öğlene doğru uyanır, bol işkembeli sarımsak çorbası kaşıklar ve kahvehanenin yolunu tutarım!

 

Etliyle sütlüyle uğraşmam akşama dek papazı verir kızı alırım, vakti gelince de eve tıkanırım.

Akşam yemeği mi?

Sabır, anlatacağım.

***

Televizyon benim arkadaşım-dostum-sevgilim falan filân!

Sayısını bilemiyorum okadar damarı var ki deme gitsin.

Reklâm spotlarını izleyen onlarsız yaşayamayan fanatik biriyim.

 

Haberleri pek izlemem her taraf kan gölü;

Trafik canavarı-terör-deprem-sel baskınları-cinayetler-yangından-soğuktan-hastalıklardan ölenlerin yerlerde yatan cesetler, üstleri başları kan içinde insanların görüntüleri beni bıktırıyor…

 

Nüfusta bu arada eksilip duruyor, çaresi yok mu?

Var…

Baş/bakan haklı “en az üç çocuk”!

“Yetmez ama evet” üç değil, dört, beş, altı devam da devam…

 

***

Önümde ot çayı, bir elimde cigara o kanal senin bu kal benim başlıyor reklâm festivali…

Mac domalt-burger king-piliçler ve de envai çeşit yiyeceklerin spotlarıyla önce karnımı doyuruyorum.

Beleşten biraz ucuz daireler-villalarla başımı sokacak bir süper lüküs ahır (!) sahibi oluyorum.

Ne kaldı geriye?

Binek otosu.

Yerli malı Türkün malı değil ama beğen, beğen al…

Renk seçimini bir türlü yapamıyorum.

Acaba herkes gibi metalik gümüşi mi alsam?

Neyse.

Galerilere gidince alırsın!

 

Beyaz eşya, eskiyi getir yeniyi al!

Alırsın!

Nasıl sevmezsin reklâm spotlarını kardeşim?

Gel de anlat bana…

 

***

Tam işin zevkine varmışken arızalandı kanallar!

Ekranda; daire içinde üç kara insan silueti-daire içinde 7+ yani yedi yaş ve üzeri-şiddet ve korku-olumsuz örnek teşkil edecek davranışlar!

Yani sekizinden yetmişine kadar herkes seyredebilir, yedi altı ve yetmiş üstü yatağa!

Ne bu!

Diziler-filmler girdi araya.

İşte şimdi baklayı çıkarıverdim ağzımdan.

Ananı, al da git demeyeyim de ne diyeyim?

Dejenere olmuş bir toplum yaratılıyor, bundan da birileri rahatlıyor. Uyuşturulmuş toplumu yönetmek kolaylarına geliyor.

Dizi ise adını soyadını yazıyor, altında da özet deniliyor.

Ne özeti be kardeşim, geçen haftanın tekrarı.

Arada kısa reklâmlarla bir saat.

Tam üç saat o diziyle uyuşturuluyorsun…

Dizileri seyreden dizini dövermiş!

O dizi ya da filmlerde cesetleri alt alta yazıp bir toplarsan mezarlarda yer kalmaz ve nüfus artışı doğurmalarla da halledilemez…

RETÜK’ müdür nedir orada oturan baylara-bayanlara sesleniyorum, ağızlardaki baklaları çıkartmadan “reklâmlarıma dokunmayın efendiler”…

HERKES YERİNE

Nurettin Kurtuluş

 

Seçme Haber

Altmışların Ana-Babalarına Ağıt

*Ve “unumu eledim, eleğimi astım” diyerek köşesine çekilen günümüzün ana-babalarına;  “İş düştü başa…Haydi çıkın sokaklara…Aldırmazsanız bugün yaşananlara; biliniz ki yarın çocuklarınız tarafından yargılanma 

Devamı...