1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Parlamento parlamentarizm! (3)

Yazdır E-posta

Nurettin Kurtuluş - 07 Ağustos 2011

Kapitalist parlamento-parlamentarizmde “Demokrasi” bir ütopyadır…

Üçüncü dünya-kalkınmakta olan-kapitalist oldum oluyorum diyen ve kapitalist ülkelerde “demokrasi” istemleri-yaygaraları gündemden çıkarılmaz, geldi-geliyor oldu-oluyor anayasa değişiklikleri-referandumlar gibi taktiklerle çekirge sürüsü sermaye sınıfının egemenliği uzatılır…

Butür ülkelerde; şovenizm-milliyetçilik-ırkçılık “demokrasi” ütopyasıyla ya atbaşı koşturulur ya da duruma göre biri öne geçer, diğeri sırasını bekler.

Butür ülkelerde; üniformalı-sivil korkular “demokrasi” ütopyasının önünde trafik ışıkları gibi dur-bekle-geçme işaretleriyle toplum yönlendirilir.

Cesaret küreğini eline almayan-alamayan kitleler açılması gereken tünellerin başında bekler, karşılarına köstebekler çıkar O’nları kendi lâbirentlerinin içine sokar.

O lâbirentlerin içinde dolanıp dururlar, çıkış yolu yoktur olsa bile birbirleriyle dalaşmaya-didişmeye başlayan toplum kördöğüşü misali durumlarına şükretmeyi yeğler.

Kapitalist parlamenter düzende barış-özgürlük-emeğe saygı-eşitlik, işçi sınıfının-emekçilerin-ezilenlerin demokratik hakları gibi söylemler daima lâfta kalmıştır, düzen partilerinin parlamento seçimlerinde başta gelen vaatleri olmuştur…

Kapitalist parlamento-parlamentarizm devrimciler-sosyalistler için bir araçtır…

Orada; yani meclis kürsüsünde “egemenlik kayıtsız şartsız egemenlerindir” tabelâsının önünde işçi sınıfının-emekçilerin ve tüm ezilenlerin haklarını-seslerini-ideolojilerini topluma duyurma olanakları doğmuştur, vardır…

Orada; yani meclis kürsüsünde “egemenlik kayıtsız şartsız egemenlerindir” tabelâsının önünde sömürü düzenini açıkça anlatabilmek, toplumu uyarmak halkların güvenini kazanarak O’nlarla birlikte doğruya-iktidara yürümek mümkündür.

Orada; yani mecliste-meclis kürsüsünde “egemenlik kayıtsız şartsız egemenlerindir” tabelâsının önünde ezenleri ve ezilenleri-  ötekileştiren ve ötekileştirilenleri teşhir etmek yani burjuva ideologlarının tersine tarafsız değil halkların taraflısı olarak O’nların sesini yükseltme olanağı mevcuttur.

Kapitalist parlamento içinde ve dışında bulunan tüm devrimcilerin-sosyalistlerin birlik ve beraberliği kaçınılmazdır.

O’nların bağdaşmaz çelişkileri olamaz-olmamalıdır.

Ortak ilkeleri olduğuna göre birlik-dayanışma, halkları kapitalizmin korkularından bilinçlendirerek kurtarır ve mücadelenin içine çeker, safları sıklaştırır…

Kapitalist parlamentarizmde parlamentoya girmeyi başaran devrimciler-sosyalistler ayırım yapmaksızın halkların vekili olmalıdırlar kördüğüm çözülmelidir.

Biz en fazla ezilen Ulusuz diyerek ezen ulusun ayrıcalıklarına, zulmüne karşı savaşırken, ezilen ulusun ayrıcalık istemleri diğer ezenler gibi Şovenist-milliyetçi-ırkçı konuma dönüşürse halkların barış-özgürlük hayalleri-isteklerine de yanıt bulunamaz…

Halkların haklarını savunurken ayırım yapılamaz bu devrimcilerin-sosyalistlerin politikası-siyaseti olamaz…

HERKES YERİNE

Nurettin Kurtuluş

 

Seçme Haber

Altmışların Ana-Babalarına Ağıt

*Ve “unumu eledim, eleğimi astım” diyerek köşesine çekilen günümüzün ana-babalarına;  “İş düştü başa…Haydi çıkın sokaklara…Aldırmazsanız bugün yaşananlara; biliniz ki yarın çocuklarınız tarafından yargılanma 

Devamı...