1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

AB Cennet değildi!

Yazdır E-posta

Nurettin Kurtuluş - 08 Haziran 2010

AB İmparatorluğunun Başkenti Almanya’daki ekonomik bunalım 2. Paylaşım savaşı sonrasının bir felâketi olarak Alman Toplumu tarafından yorumlanıyor…

1990 sonunda Berlin duvarının yıkımı sonrasındaki gelişmeler; çabuklaştırılan AB’nin GENİŞLEME politikaları, iki Almanya’nın birleşmesinin getirdiği yükler Almanya Toplumunun “biz DM zamanını istiyoruz” sloganı her yerde dolaşıp duruyor.

Yunanistan’da yaşananlar tüm AB ülkelerini etkilemeye başlarken sıraya dizilen Portekiz, İspanya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve diğerleri çok ağır önlemler almak için Almanya’nın mesajlarını bekliyorlar.

Almanya’da tasarruf paketleri-kemerleri sıkma politikası Koalisyon ortakları tarafından onaylanması ve açıklanması fakirle varlıklılar arasındaki makası daha da açıyor yük yine dar gelirlilerin sırtına yükleniyor…

Koalisyon ortakları Merkel ve Westerwelle tarafından 2011’de en az 11 milyar 200 milyon € tasarrufa ihtiyaç olduğunu, 2014 yılına kadar en az 86 milyar € tasarruf hedeflendiği açıklanırken, bunun bu kadarla da bitmeyeceği ilerideki yıllarda sorunun daha da derinleşeceğinin gerçeği saklanmak isteniyor.

Tasarruf paketinde öngörülen kısıtlamalar hem ekonomiyi, hem de sosyal ödemeleri kapsarken; işsizlik parası-sosyal yardım alanlar daha da mağdur duruma düşerken sadece bu iki konuda devletin yılda 600 milyon € tasarruf etmesi bekleniyor…

Enerji vergilerinde uygulanan kolaylıklar kaldırılırken, nükleer santrallerin faaliyet süresinin uzatılması durumunda kesilecek ek vergiler yoluyla da 2 milyar 300 milyar € ek gelir elde edilmesi hedefleniyor. Ayrıca Almanya’daki havaalanlarından kalkan tüm uçaklar‚ milli çevrebilimle ilgili hava ulaşımı vergisi’ ödeyecek.

Koalisyon ortağı ve Başbakan Yardımcısı Hür Demokrat Parti’nin lideri Guido Westerwelle de geçtiğimiz yıllarda ayağın yorgana göre uzatılmadığını, bu nedenle tasarrufun kaçınılmaz hale geldiğini kaydederken toplumun tepkisini çekmeyi de dikkate almıyordu…

körükleyeceğini iddia etmeye bile gerek kalmadığını düşünüyorum.

Önlemlerin özellikle yoksulları hedef aldığı, krizin bedelini işsizler, aileler ve düşük gelirlilere ödetmeye çalışıldığını ve böylece yoksulluğu daha da tırmandıracağını bundan evvelki deneyimlerden yola çıkılırsa falcılık yapılmadığını söyleyebilirim…

AB İmparatorluğu Patronu Almanya’nın bu önlemleri AB’nin diğer ülkeleri tarafından da hemen benimseniverdi;

€ kullanan 16 ülkenin maliye bakanları, Yunanistan'dakine benzer yeni krizlerin önüne geçebilmek için (!) hazırlanan 500 milyar €’luk pakete de son şeklini verdi. Kriz içinde bocalayan Almanya'nın 140 milyar € ile en büyük katkıyı sağladığı pakete, IMF'nin sağlayacağı kaynak ile 750 milyar €’luk büyüklüğe ulaşacak ve böylece Avrupa hükümetlerinin endişe yaratan bütçe açıkları ve Macaristan ekonomisinin içinde bulunduğu kötü durum halledilecek miş!
 
Almanya’da cennete elveda mı?
AB imparatorluğu cennet miydi?
Evet, cennetin sonu gelmiş görünüyor.
“Biz artık öyle dünyanın her tarafına seyahate giden bir toplum olamayacağız” diyen Almanlar kara kara düşünüyor…

AB İmparatorluğu için yırtınıp duran Türkiye’deki seçkinler, besleme yazarlar ve ekonomiden anlamayan ekonomistler, şimdi hangi cenneti düşünürler acaba?

 

 

Seçme Haber

Kaçak

Elektrikteki kaçak değil bu, hani bir yerlerden sızıp da insanı yerinden zıplatıp, çarpacak türden…Gerçi elektriğin de KAÇAK olanı var sürekli vebali faturalarımıza eklenen…Eklense de KAÇAK elektriğin bedeli sırtımıza, yine de yenilmiyoruz hırsımıza; ödüyoruz…

Devamı...