1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Ağlamadan, Ağlatmak ve Aldatmak!

Yazdır E-posta

Nurettin Kurtuluş - 19 Mayıs 2010

Son zamanlarda kürsüden yaptığı konuşmalarla karşısındakileri ağlatan Parti Başkanları modası da Türkiye Siyaset sahnesinde moda olmaya başladı.

Bunlar, yani ağlayanlar Parti Başının yandaşları-biat edenleri-diyet borcu olanlar mı, yoksa kendilerine acıyanlar mı?

Okudukları şiirlerin anlamlarını bilmeden-bilemeden insanları etkileme sanatını “öfkeli hitabet sanatına” bir yenilik getirerek ağlatan ama ağlamayanlar, asıl ağlayanların-ağlatılanların aldanmalarına mı bu gözyaşları?

Mümkün değil?
Başkaları için ağlamaz O’nlar!

Seçimler yaklaştıkça bu timsah gözyaşlarını daha çok göreceğiz!

Neyse.

555K, 5 Mayıs 1960 tarihinde, Ankara, Kızılay'da Demokrat Parti aleyhtarı öğrencilerin yaptığı protesto eylemi. Adını 5. ayın 5. günü saat 5`te Kızılay'da gerçekleşmesinden alan eylem cumhuriyet tarihinin öğrenci eylemi olarak da anılırken Deniz Baykal’ın adı ilk kez bugünlerde duyulur.

Eski CHP Başkanı Deniz Baykal’ın Siyaset sahnesine çıkışının ardından 27 Mayıs 1960 tarihinde ise ilk üniformalı siyasiler de tarihimize yazılmıştır…

14 Ekim 1973’te yapılan genel seçimlerde 185 milletvekili kazanarak birinci olan Cumhuriyet Halk Partisi'nden, Eylül 1987'deki genel seçimlerde SHP'den Antalya milletvekili seçilen Deniz Baykal, 9 Eylül 1992 tarihinde toplanan CHP Kurultayında Genel Başkanlığa seçildi.

22 Nisan 1999 tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 tarihinde Ankara'da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı oldu.

Başkanlıklar-istifalar çalkantılı siyasi yaşamında epey yer tutarken son olarak da 10 Mayıs 2010 tarihindeki bir daha gelebilir mi sorularıyla CHP Başkanlığından ayrıldı?

Toplumun anasını ağlatanların ağladıklarına bir kez daha tanık olduk 10 Mayıs 2010 günü…

Neden?
O’nlar için Deniz Baykal iyi bir Başkan olabilir, fakat o hiçbir zaman halkın Lideri olamamıştır.
Güçlü bir lider olsaydı siyasi yaşamında partisini İktidara taşıyabilirdi, olmadı.

555 K ile başlayan siyaset yaşamı 2 K ile bitti mi?
2K Kemal Kılıçdaroğlu ne yapacak, ne yapabilir.
K K Türkiye için SOL’u için bir umut olabilir mi?

Kara Oğlan Bülent Ecevit’in “Ortanın Solu” ile başlayan umut macerasının sonunu ve bugünleri görebiliyorsak, Sosyal Demokratların ya da buna benzer çeşitlemelerin toplumumuza hiçbir yarar getirmediğini de anlayabiliriz.

Mohandas Karamçand Gandi’nin Hindistan’daki “Büyük Yürüyüşünü” Türkiye’de 81 ili ve tabii ilçe ve beldelerini de kapsayacak şekilde uygulayacağını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu İktidar için ne kadar başarılı olabilir?

Sol’u reddedip sağa kayan CHP kurmaylarını buna ikna edebilecek mi? Yoksa yeni genç ve Sol’u Türkiye’nin tek çıkarı olduğunu kabullenen kadrolarıyla mı bu uzun yürüyüşü gerçekleştirecek?       
HERKES YERİNE

 

 

Seçme Haber

Dur Yolcu...!

Bilmeden gelip bastığın bu toprak,  Darbecilerin ancak otuz –otuz beş sene sonra yargılanabildiği yerdir... Üstelik darbenin bütün kurumları sapa sağlam ayakta iken... Sadece ölüme üç günü kalmış iki ihtiyarın yargı önüne çıkarıldığı yerdir...

Devamı...