1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Bir Kültür Şöleni

Galip Baysan - 05 Aralık 2011

BİR KÜLTÜR ŞÖLENİ

(YOK BÖYLE DANS)

 

Bu programı yıllarca yabancı TV’lerde izliyorduk, Acun Ilıcalı büyük bir cesaret göstererek dans programını ilk defa geçen yıl özel bir TV’mize getirdi. Program bir yarışma programı gibi görünmesine rağmen, daha çok Show ağırlıklı bir yapıdaydı ve kompozisyonu oldukça basitti. 10-15 ünlü isim seçiliyor, onlara profesyonel dansçılar refakat ediyor ve haftanın dansı hangi dans ( Tango, Samba, Çaçaça gibi) seçilmişse seçkin bir jüri karşısında o dansı icra ediyorlar. Gecenin sonunda bütün diğer yarışmalarda olduğu gibi bir yarışmacı haftanın en iyi yarışmacısı seçilirken jürinin ve halktan gelen mesajlarla seçilen bir dansçı da yarışmaya veda ediyor.

 

Bu yarışmanın gerçek amaçlarından biri de Modern Dansı gençlerimize, özellikle Üniversite gençliğine sevdirmekti. Bu nedenle geçen sene bu yarışmaya sadece gençler veya iyi dans bilenler değil, onlarla birlikte yazarlar, sahne, sinema ve tiyatro sanatçıları da katıldılar. Mesela geçen sene, Güneri Civaoğlu, Nilgün Belgün, genç TV spikerlerinden Burcu Esmersoy gibi isimler ve artık bizden biri sayılan Beşiktaşlıların sevgilisi Paskal Nauma katılanlar arasında dikkati çeken isimlerdi. Aslında Dans bizde çok az benimsenmiş olmasına rağmen, bütün dünyaca bilinen en önemli eğlence 0laylarının başında gelmektedir. Dans müzik ve hareketi büyük bir uyum ve zarafetle birleştirmiş bir çiftin izleyenlere sunduğu eşsiz bir gösteridir. Güzel dans edebilme büyük bir beceri ve yetenek ister. Ama hiç kimse geçen yıl Güneri Civaoğlunu veya Nilgün Belgün’ü iyi dans edip etmediği için eleştirmemiş ama sadece dansı genç nesillere sevdirmek amacıyla böyle bir yarışmaya katılma cesareti gösterdikleri için saygı duymuş ve uzun uzun alkışlamışlardı.

 

Geçen yılki yarışmada orta haftalardan itibaren üç isim dikkatimizi çekti. Bu üç isim arasında ne yazık ki hiç erkek yarışmacı yoktu. Bunlar Dünya güzeli kızımız Azra Akın, TV spikeri Burcu Esmersoy ve en ünlü ikoncanımız Eda Taşpınar’dı. Azra’nın dansı harika idi, âdete bir su gibi akıp gidiyor ve izleyenleri mutlu ediyordu. Yarışmanın birincisi olunca eminim ki bütün izleyiciler memnun oldular. Burcu Esmersoy hiç beklemediğimiz bir performans gösterdi ve bize göre ikinci olması gerekirken dördüncü oldu. Eda Hanımı gazetelerdeki bilmediğimiz ancak benimsediğimiz ikoncan yakıştırmalarından biraz garipseyerek biraz da eğlenerek hatırlıyorduk. Bu yarışma süresinde Eda Taşpınar’ın zannettiğimiz gibi bir süs bebeği olmadığını, çevresine karşı candan davranışlarda bulunan samimi ve mütevazı bir hanım olduğunu gördük. Bunu özellikle vurgulamak istememizin nedeni bu yarışmaya katılan ve ileride katılmayı düşünen ünlülerin böyle bir yarışmada halkın gözünde ne kadar yükselebildiğini belirtmek istememizdir. Eda Taşpınar dansta da büyük gelişme gösterdi ve Paskal Nouma’dan sonra üçüncü oldu.

 

Bu seneki yarışma alıştığımız kanalda başladı ve ilk 5-6 hafta geride kaldı. Katılım daha zengin ve yarışmacılar daha dikkatle ve toplumun her kesimine hitap edecek tarzda seçilmişti. Jüri yine Acun Ilıcalı, Tan Sağtürk ve Dans Hocası Sait Sökmen ile geçen yılın şampiyonu Azra Akından oluşmuştu. Yine geçen yıl büyük çıkış yapan Burcu Esmersoy kızımız sunuculuk yapıyordu. Her iki kızımızın güzellikleri ile de izleyenleri büyülediklerini söylemeye gerek var mı? bilmiyorum.

 

Yarışmacılar şu isimlerden oluşuyordu: Alp Kırşan, Özge Ulusoy, Nez, Aydın, Şenol İpek, Hakan Peker, Özlem Yıldız, İlhan Mansız, Cem Ceminay, Aşkın Nur Yengi, Helin Avşar, İvana Sert, Almeda ve Acunun yarışmalarından tanıdığımız halk çocuğu, Survivor Aydın olarak tanımlanan pazarcı Aydın. Diğerleri değil ama bu son isim uzun tartışmalara neden oldu. Bir evvelki haftada elenene kadar elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan ve bu arada sıkı çalışmasıyla hiç bilmediği dans yeteneğini geliştiren bu yarışmacı ile yine son haftaya kadar dayanan Cem Ceminay bütün izleyicilerin saygısını kazandılar. Bu arada geçen haftalar içinde Helin Avşar ve İlhan Mansız da elendiler. Yarışma artık bu haftadan sonra gerçek anlamda birincilik için yarışılan bir dans yarışması haline dönüştü.

 

Bütün okurlarıma ve dostlarıma Pazartesi akşamları yayınlanan bu büyük kültür şölenini kaçırmamalarını tavsiye ederim. Bu dönem en çok dikkatleri çeken bazı isimler üzerinde durmak isteriz. Mesela kimsenin ihtimal vermediği sanatçımız Aşkın Nur Yengi Hanım haftalardır birincilik kürsüsünden inmiyor ve yarışmanın en dikkati çeken yarışmacılardan biri oldu. Bir başka İkoncan İvana Sert soyadı gibi biraz sert ama güzel dans ediyor. Nez ve Özlem Yıldız ile erkeklerden Alp, Aydın ve Şenol ellerinden geleni yapıyorlar. Almeda ve Özge Ulusoy yarışmanın favorileri. Bizim eski dansçımız Hakan Pekere gelince; yarışma başlarken bizim ve aile fertlerimizin favorisiydi. Ancak yarışma sırasında Jüriyi ve yarışmacıları küçümser tavırları ona oldukça puan kaybettirdi ve kilolu hali ve kabare danslarında ısrar edince en iyi notu 7’nin üstüne çıkamadı.

 

Eski bir izleyicisi olarak ona bir iki tavsiyede bulunmanın hakkımız olduğuna inanıyoruz. Sayın Peker şu anda Jüri sizi kırmamak için çok hassas davranıyor ama biz dansınızı izliyor ve onların haklı olduğunu biliyoruz. Bu performansla ilk dörde girme şansınız hala var ama eğer yarışmayı kazanıp büyük ödülü kazanmak istiyorsanız bundan sonra çok sıkı bir çalışma içine girmeniz şart. Şu anda diğer profesyonel dansçılara ayak uydurmakta zorlanıyorsunuz. Sizin yıllar önce bir dans yarışması birincisi olmanız, yıllarca sahnelerde dans gösterileri yapmış olmanızın pek önemi kalmadı. Sizin en büyük rakipleriniz bayan dansçılar. Onların kavalyeleri tam bir profesyonel. Öyle anlaşılıyor ki çok iyi bir dansçı olduğunda şüphemizin olmadığı damınız galiba sizin öğrenciniz. Kompozisyonu ve sunumu her halde siz hazırlıyorsunuz. Tavsiyemiz kızımızı incitmeden damınızı değiştirmeniz ve profesyonel dansçılardan biri ile yarışmaya devam etmeniz olacaktır. Bırakın dans ve müzik seçimini de o yapsın ve ona tabi olun. Eğer havalarda gezmeyi bırakır ve her hafta sıkı bir çalışma yaparsanız haftalar sonra yine eski kondisyonunuza kavuşur ve birinciliği rakiplerinizden kapabilirsiniz.

 

Eğer şu andaki favorimi merak ediyorsanız şu ana kadar görebildiğimiz kadarı ile Özge Ulusoy kızımıza dikkat etmenizi tavsiye ederim. Ülkemizde müzikal yapım sıkıntısı olduğu malum. Haldun Dormen çekildikten sonra uzun yıllar bir boşluk oluştu. Konu ilgi sahası içinde olmayabilir ama elindeki elemanlarla Acun Ilıcalı bu boşluğu doldurabilir ve dans ağırlıklı harika bir müzikal sahneleyebilir. Böyle bir müzikal TV.ler bir yana büyük şehirlerimizde çok iş yapar gibi görünüyor. Anadolu Ateşi bunun en güzel örneği. Seçilmiş bir müzikal ondan daha fazla iş yapma şansına sahiptir. Kendisini yıllardır sadece ekranlardan tanıdığımız Ilıcalı böyle bir atılımı yaparak Türk sahne hayatına yeni bir renk, yeni bir soluk getirebilir. Bunu kendisinden ve arkadaşlarından bekleriz.

 

Özetle belirtmek gerekirse Dansa, Müziğe, estetiğe düşkün bütün okurlarım ve dostlarıma bu proğramı kaçırmamalarını tavsiye ederiz. Söz TV proğramlarından  açılmışken yine geçen yıllarda Acun Ilıcalının sunduğu bir yarışma proğramı “Varmısın ? Yokmusun?” proğramının yeni versiyonuna temas etmeden geçemeyeceğiz. Bu proğramda yarışmacıların yaşam öyküleri sunucu Asuman Krause’nin de yönlendirmesiyle öne çıkmaya başladı. Her birinin hayat hikâyesi gözleri sulandırıyor, izleyicilerin ilgisini çekiyor. Ama bu proğramın Hamdi beyinin pintiliği ve para sevgisi izleyicilerin tüylerini diken diken ediyor. Mesela 1 Aralık Perşembe günü yarışan kolundan sakat kızımız. Son ikiye bir sarı ve bir kırmızı 500,000 ile girdi. Eski alışkanlıkla biz125-150 arası bir rakam beklerken teklif sadece75.000 oldu. Bir gece evvel bir başka genç son ikiye 100.000 ve bir mavi ile girdi. Yine geçmiş alışkanlıkla 37-38.000 civarında bir teklif beklerken eli sıkı Hamdi Bey 18.000 teklif verdi, sinirlenen yarışmacı kutusuna gidince sıfır puanla yarışmayı terk etti. Eminiz ki o salondaki ve TV başında proğramı izleyen herkesin gözünden yaş gelmiştir.

 

Acaba Hamdi Bey rolünü oynayan arkadaş biraz daha insancıl olamaz mıydı?  Eğer bu proğramın yine eski popülerliğine kavuşmak isteniyorsa Hamdi Bey biraz daha bonkör olmalı, aksi halde yarışma sadık izleyicilerini yitirebilir. Bir de şu konu var proğram geç başlıyor ve her şey, sohbetler, müzik yayınları lastik gibi uzatılınca sonuçlar hep 01’e doğru alınabiliyor. Bilindiği gibi saatler 24’e yaklaşınca bütün proğramlar rahatsız edici olmaya başlar. Kolu sakat olan kızımızın yarışmasının sonuca bağlandığı an saat 01.30’du. Sorarız; gecenin bu saatine kadar bizim gibi işsiz, güçsüz veya emeklilerden başka kim oturup da yarışma izler?

 

Dr. M. Galip Baysan

 

Seçme Haber

Fransızların Anadolu’dan Çekilişi

Fransızların günümüzde Ermeni davasına bu kadar büyük destek vermelerinin nedenini daha gerçekçi bir değerlendirmeye tabi tutarak anlayabilmek için Fransız- Ermeni ilişkilerinin geçmişini çok iyi bilmek mecburiyetindeyiz.

Devamı...