1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Gazoz Kapağı

Yazdır E-posta

Ayşe Gürocak - 02 Aralık 2004

Başkalarına tahsis ettiğim devasa yüreğimle babamı arıyorum...

Bir tren istasyonu,,,Tren gelir yolcular inerler, sarılanlar, sevinenler, aralarında orta yaşlı bir kadın vardır. Onu karşılayan yoktur, yavaş yavaş kalabalık dağılır, kadın, tren ve istasyon yalnızdır artık.

Kadının yüz ifadesi hüzne dönüşmüştür. Koca peronda tek canlı o’dur. O da kaskatı kalmış sabit bir noktaya bakmaktadır. Trenin düdüğü ile kendine gelir. Yürümeğe başlar. Yürüdüğü yol  trenin iki rayının arasıdır, önce tek tek basar rayların aralarındaki tahta desteklere, sonra çift ayak  zıplar  tıpkı çocukluğu gibi hareket eden trenin arkasında uğurlama törenidir  oyunları, uğurlar olsun dileğidir, trenlere ve tren yolcularına.

Kimseler yoktur, çocukluğu ve kendisidir gördüğü. Gözleri raylardadır. Epeyce sonra bir istasyon görevlisi gelir ."yardım edebilir miyim" diye sorar. Kadın sanki başka bir dünyadaymış gibi; "gazoz kapaklarımı almaya geldim" de, adam şaşırır… İstasyon görevlisinin şaşkınlığı geçmeden kadın,

.:"haydigel madem yardım etmek istiyorsun" der ve koşa koşa raylara iner. Sağa sola bakar. Rayların arasında seksek oynamaya başlar " tren-ge-lir-hoş" der ve eğilir demirin altına elini sokar ve paslanmış gazoz kapağı çıkarır: "işte buldum, buldum. Diğerleri de duruyordur muhakkak ge-lir-ley limi" yine eğilir. Bir kapak daha vardır elinde "limi-le-o-da" yine eğilir. Bir kapak daha...

Adama döner "bu demirler hiç değişmez mi?" eskiyenler değişir elbet. Eskimesi uzun yıllar ister "bu cevap üzerine kadının yüzü aydınlanır"

Kadın geçmişe döner.

Küçük kız çocuğu masumiyeti ile rayların arasında sek sek oynamakta ve elindeki gazoz kapaklarını tren raylarının altına kendince gizlemektedir. Trenci üniforması ile babası hep onu gıptayla izlemektedir. Babası  Çavuşun küçük kızı Ayşe‘nin bir gün  öğretmen olacağını, onlarca yüzlerce  öğrencileri okutacağını, saflığın temizliğin güzel duygularla bezendiği bir dünyayı tanıtacağını, görür gibi gururla izlemektedir küçük kızı Ayşe’yi.

            
Kadın dalgınlığından sıyrılır. Geriye döner. Yine koşmaya başlar. Adam seslenir "hanımefendi nereye?"  Kadın bir an duraklar: "anılarıma çavuşun küçük kızına gidiyorum" diye seslenir. İstasyonda kaybolana kadar koşar. Vagonlar içindeki seyahatler, her yeni istasyonda  kız çocuğu, gazoz kapakları ve trenci üniforması ile babası vardır.

Bir başka istasyonda yine bir tren gelir, durur, yolcuların arasından kadın iner. Spor giyinmiş, sırtında bir spor çanta ve elinde bir fotoğraf makinesi vardır. GAR görevlisiyle konuşur. Raylara iner, kadın raylarda yine gazoz kapaklarını bulur. İstasyonda oturanların evlerine doğru yürürken kadının gözü bir yere takılır.’ babamı burada bulmuştuk’ der. Görevli anlamaz gözlerle bakar.
Kadın anılarının içine iyice girmiştir. Bir hastane odasında babasının yanında, ona çorba içirmektedir. Okula yetişmesi gerekmektedir. Onu bekleyen öğrencileri var.   Görevli hemşire ile annesi gelmiştir,  gönlü rahatlamıştır. Onu buldu ya, şimdi sokakta değil ya, tedavisi yapılıyor ya, gönül rahatlığı ile gidebilir, çok sevdiği öğrencilerine bir an önce ulaşmak için okulun yolunu tutar.

Bir süre sonra çavuş yatağından doğrulur, tuvalete doğru yürür.  Ve, çavuş odaya geri dönmez. Okul çıkışı çavuşun küçük kızı Ayşe koşarcasına geldiği hastane odasında çavuş babasını bulamaz. Gitmiştir. O nerede? nasıldır ?  duyduğu tren düdükleri sanki bir ambülansın siren sesleri gibi acı verir.  Raylar, raylar o uzun yıllar elinde makası ile tren rayları çavuşun ömrünün geçtiği raylar kışın  kar demeden fırtına demeden yürüdüğü o raylar mutlaka çavuşa kılavuzluk edecektir diye düşünür. Çavuşun küçük kızı Ayşe mutlaka raylar,  babasına  yol pusulası olacaktır diye düşünür. Ve aramaya koyulur………Ve yanılmamıştır.
        
İlahi gazoz kapakları

Hadi beni babama götürün
Gazoz kapakları
Raylardan uçup
İstasyondan geçip
Tünelleri zaman tüneli yapıp
Çağı aşıp
Hızla ve trenle
Sılama götürün
Anılarım canlanır
Çocukluğumun masumiyetine geri dönerim
O vakit
Çavuş babamın sevdasına
Küçük Ayşe’ye minik yüreğine
İnsan’a
Kim gitmek istemez
Hadi gidelim
Hep gidelim coşturdunuz beni
İlahi gazoz kapakları

 

 

Seçme Haber

Nurettin Kurtuluş’u Kaybettik

Güvercinevi yazarlarından sevgili dost Nurettin Kurtuluş'u kaybetmiş bulunmaktayız. Çok değil bundan 1 ay önce, yazılarından dolayı "kaza"ya uğrayabilir kaygısıyla diye benden telefonumu istediğinde, "Memlekete yaşayacak adamlar gerek" diye özen göstermesini rica etmişim kendisinden.

Devamı...